“Tolstoy okumaları “yolculuğumda okuduğum 5. kitaptı. Kitap Kırım Savaşı sırasında Ruslar için önemli bir merkez olan Sivastopol şehrindeki savaşı betimliyor. Üç ana bölümden oluşuyor kitap. İlk bölüm de sizleri savaşın yaşandığı şehirde gezintiye çıkarıyor , sokaklarında dolaştırıp hastanelerine götürüyor ve savaşın yaşattığı o acı tabloyu gözler önüne seriyor.
İkinci bölümde ise daha çok belirli kahramanlar üzerinden bir “sözde kahraman” vurgusu yapılarak savaşın acımasızlığını anlatmaya çalışıyor. Üçüncü bölüm ise en uzun ve en yoğun bölüm. Burada da şehre gelen ve görev gereği iki farklı tabura düşüp yolları ayrılan iki kardeşin farklı farklı yaşadıkları ve aynı zamanda bölgedeki savaşın acımasızlığını gösteren olaylarla karşılaşmasını görüyoruz. Her üç bölümün de ortak konusu savaşın acımasızlığı ve savaşın hem bireye hem de topluma olan olumsuz etkilerinin yansıtılması denebilir. Kitabı okurken kendinize şunları soruyorsunuz da denebilir yani: “Niçin savaşılıyor” veya “Bütün bu kan , gözyaşı , acı ne için? Binlerce insanın acısı için mi? İnsan hayatı bu kadar ucuz mu” gibi sorular…
Özellikle Tolstoy’un bizzat bu savaşa subay olarak katılıp oradaki tecrübe ve gözlemleri sonucu bu kitabı yazması eseri çok daha gerçekçi kılıyor. Kitaptaki tasvirler ve betimlemeler de gerçekten teknik olarak çok iyi irdelenmiş. Özellikle sağlık çadırlarındaki o son derece gerçekçi betimlemeler ve subayların her ne kadar bir savaşta olsalar da insan olmaları gereği kendilerinden alıkoyamadıkları bir durum olan başbaşa iken düşündükleri, duyumsadıkları ve birbirleri ile olan iletişimleri de bütün bu savaş alanı içerisinde yaşanılan bir çelişkiyi ve insan doğasını da gözler önüne seriyor. En beğendiğim özelliklerinden biri de yazarın bu durumu son derece doğal bir durummuş gibi