Güzel yürekli falan değildim, yalancının tekiydim. Hem yalancı hem de ne hissettiğini söyleyemeyecek kadar korkak...
Ama sımsıkı sarıldım Evgenia'ya ona destek olmak için değil, aksine onun bana yardım etmesi için. İçimdeki bu berbat duygudan beni kurtarması, beni makul biri yapması için.
"Güzel olan sensin" dedim af dileyen bir sesle. "Kalbi de, yüzü de güzel olan sensin."
Vahşetin, öldürmenin, yok etmenin olmadığı bir dünya... Şefkatin, sevginin, alabildiğine hoşgörünün olduğu bir ülke... Biliyorum hakikat değil, biliyorum bir yanılgı ama hoş bir yanılgı. Ve bütün kepazeliklere rağmen hayatın hala güzel olduğunu, Müzeyyen Abla'nın söylediği şarkının aksine, son ihtimalin ölmek olmadığını anlatan bir yanılgı.