Sözler fikir silsilesi,yıpratır hisleri,
Değiştirmez ani terkedişler gerçeği
Lakin unutmak güç,
Ardından sadece bakakaldığın gidişleri
Bir adım kala,
Ne bir adım geri ne de bir ileri,
Tıkanır gırtlağım,titremez telleri
Söylemek için o iki kelimeyi,
"Seni Seviyorum";
Diyemez dilim,kuramaz cümleyi...
Emirhan KILIÇ
Hava bir Muhsin Yazıcıoğlu şiiri kadar soğuk
Sokaklar Abdurrahim Karakoç'un anlattığı gibi
Saat gecenin "1" yarısı
Ne bir ses ne bir ışık etraf kömür karası
Usul usul yol alıyorken sokağın başına
Hislerim yabancı değil,gözlerim aşina
Göz dikenler gibi milletin karısına,aşına
"Ar"dan ayrılıp,arınanlar çıktı karşıma
Görünce bakmadan kaçtı gözüm
Sezince tehlikeyi çevrildi yüzüm
Şehir eşkıyalarına,sözde kabadayılara
Tokattan daha ağır gelir sözüm
Deli kanım,zamansız serzenişim
Yolumdan etti zalimin huyuna gidişim
Yüreğime çöktü kahpeden dilenen aman
Sahte özürler,yalvarışlar hepsi birer yalan
"Ah"lar, "Vah"lar, keşkeler ardımızda kalan
Bu vakitte tenhalara ıssız çıkarma
Zil zurna sarhoşa,soysuz çakala,
Göz göre göre davetiye çıkarma
Hamamönün'de perde arkasında...
Emirhan KILIÇ
'RUH'UN GEMİSİ
Kesmeyince papağanın pabuç kadar olmuş dili
Kulak zarımız felaketin eşiği
Velvele kopuyor dört bir yandan
Hararetli bir koşuşturmaca
Alışıldık,tanıdık bir hengâme
İçim içime sığmıyor gene
Gaflete binaen bozuldu tertibat
Hırçın dalgaların esiri dalgın mürettebat
Cor meum açıklarında atacak yer yok demiri
Yağmur vurdu,fırtına dinmiyor
Yanaşmıyor rıhtıma gemi
Batıp çıktıkça su yutuyor
Sağım,solum,arkam,önüm
Üflüyor,nefesi ensemizde ölümün
Rota şaştı,kitleniyor dümen
Yenilmek değil de,pes etmekmiş insanı öldüren
Sert poyrazlar esiyor koynunda güvertenin
Uçsuz bucaklarda yolunu şaşırmış
Daldan dala kon'ak'lanan güvercinim
Ufukta kıyı gözüküyor,beride deniz feneri
Ay,pusulam;rehber,güneşim
Bir aşağı bir yukarı
Artık bıraktığım yerde de değilim..
Emirhan KILIÇ