Kitapçıya girip raflardaki kitapları incelerken bir yandan hayattan kopup kitaplarla beraber hülyalara dalıyorsun diğer taraftan bir anda irkiliyorum ve içime tarifi belirsiz bir sıkıntı çöküveriyor.Kitapların arasında kayboldukça o kadar şey içinde okunacak yığınla eser varken ben hiçbir şey bilmediğimi farkediyorum ve bu durum benim aşırı canımı sıkıyor.
Bize ölümden sonraki hayata inanmayı öğreten felsefeciler ve peygamberler değildir;onların bütün yaptığı,insanlık kadar eski fıtrî bir kavrayışa biçim ve manevî içerik kazandırmaktır.