emrullah

En çok da adını söylemeyi Özlüyor içimde can kırıkları Haberin olmasa da Gözlerinden bir gül alıp Güneşe tutmayı özlüyor yalnızlığım
Sayfa 49 - Timaş·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Avrupada maddî refâh, ilm ve teknik, hep hıristiyanlığı terk etmek sebebi ile zuhûr etmişdir. Bu terakkîlerin sebebi, Avrupadaki reformlar olmuşdur. Bu reformları yapanlar, Endülüsde ya’nî İspanyada islâm medreselerinde ilm tahsîl eden Avrupalılardır. Bunlar her dürlü terakkîye mâni’ olan hıristiyanlığa karşı cebhe almışlar, hıristiyanlığın terakkîye mâni’ olduğunu akl ve ilm ile isbât etmişlerdir. Hıristiyanlığı red eden, terakkîye mâni’ olduğunu isbât eden kitâblar yazmışlardır. İslâmiyyeti bilmeyen ba’zı câhiller, Avrupalıların yazdığı bu kitâbları okuyup, islâmiyyeti de böyle sanmışlar. Her dürlü ilerlemeği, terakkîyi, ilmi emr eden islâmiyyetde de, reform yapmak fikrine kapılmışlardır. Kendileri islâmiyyetin ışıklı yolundan sapmış, başkalarını da sapdırmışlardır. Böylece, câhilliklerini ve ahmaklıklarını ortaya koymuşlardır. Dahâ önce bildirdiğimiz gibi, müslimânlar islâmiyyete yapışıp, bağlandığı müddetce, hıristiyanlar ise, hıristiyanlığı terk edip, uzaklaşdığı müddetce, terakkî etmişlerdir.
Sayfa 140 - Hakîkat Kitâbevi·Kitabı okuyor
Alıntı
En’âm sûresinin otuzikinci âyetinde meâlen: (Dünyâ hayâtı, oyun ve fâidesiz şeylerdir. Allahü teâlâdan korkanlar için âhiret hayâtı elbette hayrlıdır. Böyle olduğunu niçin anlamıyorsunuz?) buyurulmuşdur.
Sayfa 123 - Hakîkat Kitâbevi·Kitabı okuyor
Din
Bâb-ı Cibrîl
“Cebrâil Kapısı” mânâsına, Medîne-i Münevvere’deki Mescid-i Nebevî’nin doğu tarafında kıbleye yakın kapısı. "Bâb-ı Cibrîl’e, Hazret-i Osman’ın evinin karşısında bulunması sebebiyle Bâb-ı Osmân; Resûlullah efendimiz Hazret-i Osman’ın evini ziyaret etmek üzere bu kapıdan girip çıkmayı âdet edindikleri için Bâb-ı Nebî de denilmiştir. Beni Kureyzâ Yahudileri üzerine sefer yapıldığı zaman, Cebrâil aleyhisselâm Peygamber efendimize yardım için geldiğinde Bâb-ı Cibrîl önünde beklemişti. (Mir’at-ı Haremeyn)"
Arı Sanat·Kitabı okuyor
Din
Bîrûnî talebelerine "önce niyetlerinizi düzeltin" der, "taassup için, makam için, şöhret için çalışanlar bilgi sahibi olurlarsa da hikmet sahibi olamazlar Evet bu yol çetindir ama erişilmez değildir. İnanın çektiğiniz çileye değer, ilmin tadına doyulmaz."
Sayfa 100 - Cümle yayınevi·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam