… Birçok ülke ve ırkı barındıran imparatorluklarda cumhuriyet rejiminin yaşaması zordur. Burada cumhuriyetten kastım büyük ölçüde "demokrasi" olduğu göz önünde bulundurulursa, Montesquieu'nün düşüncesi çok daha iyi anlaşılır. Eski Yunan demokrasisinin yıkılmasında da genişlemeci siyasetlerin belirli bir rolünün bulunduğu unutulmamalıdır.
Ve cumhuriyet 100. yaşında büyük bir sessizliğe bürünmüştü.
Vesayet rejimi, terör örgütleri, mafyalar, gazeteciler, aydınlar, muhalefet liderleri, amerika severler… 100. Yıl Türkiyesinde kazanan yoktu yenilebilecek kim varsa ne varsa ülkedeki herkes yenilmişti artık yenilecek kimse kalmamışı.
100 yıllık cumhuriyetimizin hazin hikayesi.
Şimdi, ancak İstibdat devletlerinde görülebilecek türden bir zaptiye çatışması yaşanıyor,
Polisler, polis lojmanlarını basıyor,
yarın çete içi kavga tırmanacak, yargıçlar savcıları yargılayacak, mit istihbaratçıları sorgulayacak, jandarma güçlerine kurumlar arası dilekçe yazma ve evrak kuralları öğretilmek ile meşgul
Çok uzak demeyiniz bir kuşluk vakti sizde “haksızlığa uğradık” feryadıyla kelepçelenirken derdinizi anlatacak bir mecra bulamayabilirsiniz çünkü 3846 yetişmiş eleman da derdini anlatamadı
ve ya Kozmik oda oyunu sonucunda yurt dışında görev kimlikleri deşifre olan ve cenazeleri bile gelmeyen 308 yetişmiş evlat daha ne olduğunu anlayamadan öldürüldü
Bu bize bir şey olmaz, bize çok uzak deme hastalığını geç olmadan bırakmak gerekir,
"Adalet ve Hukuk bir gün herkese lazım olur"