yeryüzünün tamamının devasa kitlelerini harekete geçirebilecek yön verici fikirleri ortaya koyma vaktidir. Böylece de, bizi kıyameti andiran şu girdap tan, "büyükler"in nükleer silåhlanmasından, kalabalık yığınların açliğından ve herkesin horlanması veya asağılanmasından bizi kurtarabilecek ortak bir projeyi gerçekleştirme vaktidir.
Daha bastan ve prensibi gerepi İslami anlayıs, bu sistem kesinlikle karşıdır. Mülkiyet müteale, yani Allah'a dayandırıldığı için, İslam hukukuna göre mülk, ne bireyin, ne de bir grubun veya devletin hakkıdır. Mülk sosyal bir işleve sahibtir. Mülk sahibi ister fert, ister ortaklar, isterse devlet olsun servetinin hesabını topluma vermek zorundadır. Çünkü o, bu mülkten sorumlu bir idareciden, bir vekilden ibarettir.
Biz bu bölümde, İslâm'ın dinle ilgili meseleleri devletin meselelerinden ayırmadan ve aşkınlık ile topluluk, birlik (tevhid) ile tezahürü arasındaki bütünlüğü koruyarak, kendi yolunu nasıl çizdiğini gözler önüne sermeye çalışacağız.
-Mülk sadece Allah'ındır
-Kanun koyma yetkisi sadece Allah'ındır.
-Egemenlik sadece Allah'ındır;