Yaşarken bana bir dal çiçek vermeyen herkes sevdiğim çiçekleri mezarıma bıraktı. En acısı da yüzüme gülmeyenler mezarıma ağladı.
Sayfa 134·Kitabı okuyor
Belki de ölüm, sizden aldığım en anlamlı hediye olacaktır.
Sayfa 133·Kitabı okuyor
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Doğurganlık işaretleri yüz karası, yok ediciler onurlandırıcı.
"Bilmelisiniz ki bu adam, asilzadelik sembolü olan ve üstünde erkeklik aleti biçimli bir madalya takılı kuşakla ödüllendirilmiştir, bu süs, soyluyu halktan ayıran işarettir." Bana bu kadar zırva gelen bu çelişkiye gülmekten kendimi alamadığımı itiraf etmeliyim. "Bu âdet bana biraz fazla olağandışı geldi" dedim ev sahibine, "zira bizim ülkemizde soyluluk işareti kılıç kuşanmaktır." Ama o, hiç heyecanlanmaksızın: "Ah benim küçük adamım!" dedi, "sizin dünyanızın büyükleri, sadece bizleri yok etmek için hazırladıkları, neredeyse herkesi amansız düşman görürcesine, celladı temsil eden bir aleti teşhir etmek için çıldırıyorlar da, aksine, ona sahip olmasaydık, bizleri de yeryüzünde eksikliler arasında saydıracak bir organımızı, doğanın güçsüzlüklerinin yorulmaz tamircisini, her canlının Prometeus'unu, göz ardı ediyorlar. Zavallı ülke, doğurganlık işaretleri yüz karası, yok ediciler onurlandırıcılı sayılıyor. Üstelik de bu organa, sanki hayat vermekten daha şerefli başka bir şey varmış ama hayat almak en aşağılık sayılmazmış gibi, müstehcen yer adını takmışsınız!"
“Ben Küba’da iken üç ayda 7.000 çocuk öldü. Acıdan çılgına dönen bazı anneler bebeklerini nehirde boğuyorlardı. Böylece erkekler madenlerde kadınlar ağır çalışma içinde ve çocuklar da süt bulamadıkları için ölüyordu. Bu kadar büyük, güçlü ve verimli topraklar kısa sürede boşaldı. İnsanlığa o kadar yabancı olan tüm bunları kendi gözlerimle gördüm ve şimdi bile yazarken ürperiyorum.” (Las Casas). “Tanrının hususi takdiriyle savaştan kaçan Kızılderililerin tamamına yakınını çiçekten öldürdük. Tanrı topraklarımızı temizledi.” (Massachusetts Körfezi kolonisinin ilk valisi John Wintrop) “Kızılderilileri yakıyorduk. Onları böyle ateşte kızarırken ve bu ateşi söndüren kan gölünde görmek korkunç bir manzaraydı. Çürüyen cesetler ve bunlardan yayılan koku berbattı fakat zafer tatlı bir fedakârlık gibiydi. Bizlere olağanüstü yardımlarda bulunarak bu kadar gururlu ve kibirli bir düşmanı elimize düşüren bu kadar çabuk bir zafer bahşeden Tanrıya şükranlarımızı sunarız.” (Phymouth kolonisinin valisi William Bradford) “Kızılderililerin hamal olarak kullanılmasını kınamıyorum. Ancak bir adamın bir domuza ihtiyacı varken 20 tane öldürüyordu. 4 Kızılderiliye ihtiyaç duyduğunda bir düzine alıyordu. Metreslerini omuzlarda taşınan hamaklar içinde fakir Kızılderililere taşıtan birçok İspanyol vardı. Bu uygulamalar esnasında yerlilerin maruz kaldığı kötü muameleler, zararlar, soygunlar, haksızlıklar ve büyük kötülüklerin sayılması istense bunun sonu gelmez. Çünkü onlar için Kızılderilileri öldürmek yararsız hayvanları öldürmekle birdir.” (Cieaze de Leo) “Kızılderililerin eğer altını yoksa çocuklarını satarlardı. Eğer çocukları da kalmamışsa kendi hayatlarını verirlerdi. Bu haraçları veremediklerinden ötürü Kızılderililer işkence altında ya da gaddarca zindanlarda öldürülürdü. Zira İspanyollar
Çiçek kullanımının yaygınlaşması ölümün ticarileşmesinin bir parçasıdır ve bu alanda Amerika en ön saftadır...
Alıntı
Dünyanın en güzel varlığıydı o; Onun dengi olamaz yeryüzünde.
Alıntı