İnsan küçük bir kainattır. Bu kainatın bir görünen yüzü vardır, bir de görünmeyen… Görünen yüzü olan cesedimiz ayakta kalabilmek için maddi gıdalarla beslenir, direncini toplar. Görünmeyen yüzümüz de manevi yönümüzdür. Onun da gıdaya ihtiyacı vardır.
Ruh,kalp, akıl, mantık, sevgi ve daha birçok manevi duygularımız açlık çekerler. Bunların gıdası ise inançtır, imandır, kulluk görevleridir ve özellikle de namaz ve secdedir. Eğer bu manevi gıdalar ihmal edilirse, müthiş bir tatminsizlik başlar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Günümüzde çok az kişinin aile hayatına hazır olmasının sebebi insanların eşlerinin gözüyle görmeyi, kulaklarıyla duymayı ve kalpleriyle hissetmeyi öğrenmemiş olmasıdır.
Bireysel psikoloji bir çocuğun hırsızlık yapmasını suç olarak değil, kendine değer katmak istemesi olarak değerlendirir. Kişi kendini bir şeyden yoksun hissetmediğinde böyle bir değer katma isteği oluşmaz.
Çocukların bir şeyin eksikliğini hissettiği zaman daima hırsızlık yapmaya başladıklarını görürüz. Böyle bir duygu doğru bir davranışı temsil etmese de davranışlarının psikolojik sebebi olarak ortaya çıkar.