ENDER

ENDER
Lisans
Bursa
Bursa
119 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
Kalbimden Geçen Bir Fay Hatti
Kalbimden Geçen Bir Fay Hattı Geziyorum Kalbimin Sokaklarında Heryer Enkaz Nasıl Geçer Bu Acı Sizi Seviyorum Ülkemin İnsanları Allah Ayağınıza Taş Gözünüze Yaş Degdirmesin🥲
Deprem
Reklam
Biz Böylemi İstedik Ortalarda Kalalım Kader Satılmıyor ki Yenisi Alalım Paran Varsa Dostun Var Yoksa Kaldın Çökekte Menfahatsiz Dostluklar Sokaktaki Köpekte İyi Tanı Dostunu Numaradan Bir Yıkıl Benden Sana Bir Akıl Aklın Varsa Tek Takıl
Edebiyat
Sen otellerde benim konuğum Bense dar günlerde senin evinde... Kim ne derse desin Saltanatımız baba oğul Sürüp gidiyor işte! Ne saray, ne yalı, ne köşk, Ne bir dairecik, kooperatiften... Ne Bebek sırtlarında bir çadır, Bir gecekondu da yok, memleket işi Taşlıtarla'larda... Diyelim ki, elden düşme bir Ford, Kilometresi üç kez silinmiş... Dört tekerim de olmadı bugüne kadar, Ayaklarımı yerden kesecek! Her saltanatın bir sonu var oğlum, Buna musalla taşları şahit! Son sözümü henüz söylemeden İşte geldim, gidiyorum, Altımda bir kuru tabut! Tacım, tahtım sana emanet! Rıfat ILGAZ
Edebiyat
Fahriye Abla
Hava keskin bir kömür kokusuyla dolar, Kapanırdı daha gün batmadan kapılar. Bu, afyon ruhu gibi baygın mahalleden, Hayalimde tek çizgi bir sen kalmışsın, sen! Hülyasındaki geniş aydınlığa gülen Gözlerin, dişlerin ve ak pak gerdanınla Ne güzel komşumuzdun sen, Fahriye abla! Eviniz kutu gibi bir küçücük evdi, Sarmaşıklarla balkonu örtük bir evdi; Güneşin batmasına yakın saatlerde Yıkanırdı gölgesi kuytu bir derede. Yaz, kış yeşil bir saksı ıtır pencerede; Bahçende akasyalar açardı baharla. Ne şirin komşumuzdun sen, Fahriye abla! Önce upuzun, sonra kesik saçın vardı; Tenin buğdaysı, boyun bir başak kadardı. İçini gıcıklardı bütün erkeklerin Altın bileziklerle dolu bileklerin. Açılırdı rüzgârda kısa eteklerin; Açık saçık şarkılar söylerdin en fazla. Ne çapkın komşumuzdun sen, Fahriye abla! Gönül verdin derlerdi o delikanlıya, En sonunda varmışsın bir Erzincanlıya. Bilmem şimdi hâlâ bu ilk kocanda mısın, Hâlâ dağları karlı Erzincan'da mısın? Bırak, geçmiş günleri gönlüm hatırlasın; Hâtırada kalan şey değişmez zamanla. Ne vefalı komşumdun sen, Fahriye abla!
Edebiyat
Bu nasıl sevda böyle düşman başına Gecem gündüz karıştı döndüm şaşkına Bir bak ela gözlüye kara kaşına Yandım eyvah eyvah eyvah ben o nazlıya...