M G

M G
@endlesslyMG
Erciyes Üniversitesi
Kayseri, 30 Haziran
10 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
8/10
·272 syf.··
2020 53. kitabı
Genel manada Kerbela olayı hakkında bilgi edinmek isteyenler için okunacak bir kitap. Olayı ve olayda geçenleri genel hatlarıyla tanımak için yazılmış. Detaylı bilgiler barındırmıyor. Okuyacak olanların kendi fikirlerini bir kenara bırakıp okuması gerekli olduğunu düşünüyorum. Spoiler Kitapta rahatsız olduğum bazı noktalar var o da kullanılan kaynakların çoğunun Hristiyan yazarlardan olması. Oysaki İslam içerisindeki bütün mezhep ve fırkaların alimlerinden kaynaklar gösterilmiş olsa daha doğru olurdu kanımca. Kitapta geçen Şii - Sünni farklılıklarını anlamak için onların alimlerinden rivayetlere daha çok yer verilmesi lazım. Bu konuda kitabı yetersiz buldum. Ikinci olarak Şii'lik hareketini vurgularken hep bir intikam hareketi öç alma hareketi olarak niteliyor bunun hem geçmişte hem de günümüzde Şia yoluna verdiği zararlar ortada. Evet acı çok büyük bu acıyı her mezhep paylaşıyor ayrılmaksızın ama daha affedici olmak Şia yolundakilere yakışır diye düşünüyorum. Üçüncü olarak kitapta Hz Aişe olayı çok kısa anlatılmış oysaki oradaki hadisler rivayetler çok fazla, ayrıca beni yaralayan hitaplardan birisiydi Hz Aişeye olan hitap. Gadir-i Hum olayı çok yüzeysel kaldı. Son olarak Ibni Sebe'nin Şiilik hareketinin vazgeçilmez bir kişisi olarak kaynak gösterilerek paylaşılması da beni derinden yaraladı. Özetle genel manada benim beğendiğim bir kitap oldu. Sonuç ve son söz kısımları da güzeldi. Ama keşke farklılıkları vurgulamak yerine ortak noktalarda buluşturmus olsaydı okuyanları sayın yazarımız. Emeğine sağlık..
KerbelaNuray Orak Ergölen · Panama Yayıncılık · 201370 okunma
Reklam

M G

, bir kitap okudu
8/10
·272 syf.··
2020 53. kitabı
Nuray Orak Ergölen
7.3/10 · 70 okunma
9/10
·429 syf.··
2020 50. kitabı
Nereden başlayayım bilemedim ki. Bazı bölümler oldu ki gerim gerim gerildim, bazı yerlerde resmen beni katil ettiler sinirden, bazı yerlerde vadilerde dolaşırken esen yellerde huzur buldum. Ruhlar, cinler, melekler, şeytanlar, kötülükler, kiliseler, papazlar, karanlıklar, oyunlar, hainlikler, mide bulantıları ve uğultular... Ama nedense çok az mutluluk hissettim. Resmen her mevsimi yaşadım okurken kitabı. Kitabı okurken birkaç kişi hariç herkesten korkup nefret ediyorsunuz. Ama ahh o Ellen yok mu o kadın... Spoiler: Kafamda çok soru işareti kaldı kitaptan geriye. Durduk yere Heathcliff neden eve alındı, nasıl olur da ona bay Earnshaw bu kadar düşkündü, Hareton'a nasıl babasının mirası kalmadı, Heathcliff'in şeytani zulümlerine nasıl kimse ses çıkaramadı, evdeki hizmetçiler başta Joseph olmak üzere evin gerçek sahiplerine nasıl sadakatsizlik eder, Heathcliff nasıl bu kadar ucuz ölür çok daha beterini hak ederken ve daha nice soru işaretleri. Kendini şeytana satan Heathcliff'e daha neden ve nasıl herkes bu kadar yanaştı anlamadım. Adam adeta mıknatıs gibi herkesi tuzağına çekti. Küçük Cathy'nin aynı annesi gibi yaşadığı iğrenç aşkları da okunacak gibi değildi. Kitapta sevdiğim tek kişi Edgar idi. Zavallım ne büyük bir insandı. Tek hatası Ellen'in oyunlarına düşmek oldu.. Ve son sözüm o Ellen Dean'e... Bütün bir aileyi mahvettin, yazık günah değil miydi o insanlara kendini bir şeytana satan adama bile hizmetçilik ettin onun emir kulu oldun. İnsan ekmek yediği kapıya bunu yapar mıydı. Heathcliff'le beraber kitaptaki ikinci şeytan sendin !!! Velhasıl, kitabın adını yaşıyorsunuz okurken. Tepeden gelen uğultuları ve inlemeleri hissediyorsunuz gerilerek. Giriş ve gelişme bölümlerine tam not verirken o son olmadı be Emily'cim. Ben o dönemde yaşasaydım seni eleştirecegim
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Antik Kitap · 201457,8bin okunma