yalnız o saatlerin anısı beni iyi ediyor. O anlatılmaz duyguları tekrar canlandırmak, tekrar dile getirmek çabası bile, ruhumu kanatlandırıp, sonra da şimdi beni saran halin ürküntüsünü bana iki kat duyuruyor.
Ulaşılmaz dağlardan, ayak değmeyen sahradan, meçhul okyanusun sonuna kadar her yerde ebedi yaratıcının ruhu esiyor ve onu duyumsayıp yaşayan her toz zerresiyle seviniyor.
başkalarının bir damlacık güçleri ve yetenekleriyle önümde kabara kabara dolanıp durmaları karşısında, kendi gücümden, kendi yeteneklerimden kuşku mu duyuyorum? Bana bütün bunları ihsan eden güzel Tanrım, niçin bunların yarısını alıp da, onun yerine bana özgüven ve kanıklık vermedin!