Bu yolda seninle yürümek varsa
Elimden tutarsan yılmam yürürüm
Yollar engel dolu dağların karsa
Sen varsan sonunda korkmam ölürüm
Sensin kalbimdeki en güzel konu
Gözlerin renklerin en özel tonu
Sana varacaksa gurbetin sonu
Gurbeti sen bilir bekler dururum
Kalbime kalbinin ırmağı aksa
Ellerin dünyama ilkbahar sunsa
Dünyada cenneti yaşamak varsa
Cenneti sen sayar yaşar dururum
Güneşim yoldaşım Esmam sultanım
Mutluluk kaynağım en güzel yanım
Gönlüme örülmüş sevda duvarım
Sevdayı sen bilir hergün yaşarım
Burak kaya ❤️ Esmoş
"Savaşı icat eden görmesin cennet!"
Bu söz bu kitabı özetler nitelikte. Sadece cephede süren bir şey değildir savaş, savaşın değiştirdiği, dönüştürdüğü bir geleceği de içine alan insanın dışarıda bırakılmasının tamamını kapsayan çürümüş bir olgudur savaş. Tarih, savaş imajlarının çığlıklarıyla doludur! Bunca acının ortaya çıkmasına zemin hazırlayan şey ise faşizmin ta kendisidir.
Bachmann; "Faşizm iki insan arasındaki ilişkide başlar," derken çok haklıydı. Çünkü faşizm sadece büyük kitle hareketlerinin eyleme geçmesinden sonra varlığını gösteren bir ideoloji değildir, aksine yaşamın içindeki küçük farklardan beslenerek aptal zihinlerde kuluçkaya yatmasıyla büyüyen, canavarlaşan bir yok etme düşüncesidir.
Her ne kadar kabullenmesek de her birimizin içinde birer faşist yatar çünkü insan kendi düşüncesinin dışında kalan şeyin düşmanıdır. Bunun üzerinde incelemelerde bulunan Weil, "Ne alıkoyuyor bizi, karışımızdakinin gözlerini çıkarmaktan!" diye başlamıştı denemesine. Bu kitaptaki baş kahramanımızın içine düştüğü durum bunu açıklar nitelikte bence: kapıların dışında bırakılmak! Dışlanmışlık, dışarıda bırakılmak. İnsan ancak elinden gücü alınıp da düşkün duruma düştüğü zaman yani temelinde yatan korkuyla yüzleşince ona elindeki gücü kullanmaya engel teşkil edecek düşüncesi yerleşir. Yoksa elinde yapma yetkisi, gücü bulunan insan bir şekilde karşısındakinin gözünü çıkarıyor! Bu basit bir tanımlama ya da kısır bir bakış açısı gibi gelebilir tabi bunu sadece fiziksel bir eyleme sıkıştırırsak ama olay sadece ondan ibaret değil. İnsanın acımasızlığı bu noktada ortada çıkar, yapabiliyorum, yapmaktan neden eksik kalayım düşüncesinde. Yoksa insanı çok masum bir varlık gibi görmeye bizi duygularımız mı yöneltiyor aksi halde yeryüzünde bu kadar kötülüğün olmasının başka bir