Enes Çubukçu

Hayatın yan sanayisi denebilecek bir ticaretti bu aslında. Hayattan sonrasına ilişkindi. Yaşayanın ölü olanla iletişimine bir katkıydı. Anlamlı bir biçimde gözlerini kırpıştıran, boyları bir buçuk metrenin altında olan çocuklardan, aldıkları bahşiş karşılığında ölülerin rahat uyuması için dua etmeleri bekleniyordu. Oysa insan ölünce uyumuyor, hatta çoğu durumda ölmeden önce uyanıp gözlerini can simidi gibi açıyordu. Dolayısıyla rahat uyumak gibi bir şey söz konusu değildi. Özellik de uyuyacak bir şey kalmamışsa. Ama ne de olsa,toprağın iki metre altıyla üstündeki durum hayli farklıydı. Aşağısı gerçekti: Kurtlar, böcekler ve bol bol et. Toprağın üstüyse hayal: "Rahat uyu babacığım", "Nur içinde yat sevgilim" ve bol bol dua...
Sayfa 197 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Eğer, insanların ölülerini yakıp sadece gökyüzüne bakarak andıkları bir ülkede yaşıyor olsalardı beş kuruş kazanamazlardı. Ama doğdukları kentte, hayatta kalanlar, ölülerini anmak için, en son görüldükleri yer olan mezarlarına geliyor ve başlarında durup birkaç kez burun çektikten sonra, zamanında az para vermedikleri mermerleri yıkatıyorlardı. Çocuklarda bu noktada devreye giriyordu. Ellerindeki plastik fırçalar ve su dolu bidonlarla. Ölüsünü hatırlamaya gelmiş olanın duygusal açıdan gevşemesini fırsat bilip karşısına dikiliyor ve merhamet ağacından para toplamak için küçük ellerini uzatıyorlardı.
Sayfa 196 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
1000Kitap
"Dosyanı okudum da... Demek istediğim, daha çok gençsin ve inan bana, istediğin her şeyi yapabilirsin. Önünde çok uzun bir hayat var." Derda durdu. Anne durdu, Derda konuştu. Anne duydu. "Ben ölüyüm bunu anlayabiliyor musun ölü sadece daha gömülmedim, o kadar." Anne güldü. "Bir ölüye göre fazla nefes alıyorsun."
Sayfa 165·Kitabı okudu
1000Kitap
"Anne" diye sayıkladı Derda. "Seni bir daha göremeyeceğim." "Olur mu öyle şey? Geleceğim ben yanına. Önce sen bir git, ben sonra geleceğim." Doğru söylüyordu annesi en azından doğru söylediğini düşünüyordu Derda çünkü dünyanın en çabuk geçen geçer geçmez de en hızlı yakalanılan hastalığına sahipti: Umut.
Sayfa 41 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
1000Kitap