Efendim insanın kendinden biraz olsun ümidi varsa evlenir mi diye sordu. Dayı tedirginlikle şaka mı yapıyor diye bir yandan gözleyerek ve latifeden anlamaz bir adam olmayı da istemeyerek, olur mu evlilik tamamlanmaktır en büyük gerekliliktir dedi.
Günseli ağlamaya başladı. "O anason kokusu..." Siner kızım dedi babası. Kimene Halil'in yerine bir saat uğra, kaldırımdan alırlar üstüne sinen anason kokusunu. Anlıyorum dedi, Günseli ağlamaya devam ederek. Nerde şimdi Cemil? Gitti mi sahiden de? Gider mi hiç? İnsan sevdiğini bırakıp da gider mi bir yere?
Sen misin bana ayıptan, günahtan, hak hukuktan bahseden? Hamile karını tek başına yapayalnız bırakıyorsun. Ayıp budur! Ramazan'da gece yarılarına kadar içki içiyorsun.Günah da bu! Sen okulda haylazlık, tembellik ediyorsun, ben de seni tek maaşımla okutmaya, geçindirmeye çalışıyorum. Hak ve hukuk! İşte hepsini sayıyorum sana!
-Şimdi hatırladım... Bizimle fotoğraf da çektirmişsin.İki gün fotoğrafa baktım da çıkaramadım bu kadın kimin nesiydi diye. -Eh, kocanla evlenirken iyi günde kötü dersin ama beyaz duvakta da sargı bezinde de başında Ülker Ablan bekler