enes demirel

enes demirel
@enesdemlrel
herkesin her şey hakkında fütur ve şuursuzca konuştuğu bu mahalde mümkün mertebe yazmaz. beğenilerinin çerçevesini mefkurevi-milli şuur aşılayanlar oluşturur.
ermeniler, uzunca bir süre birçok azınlıktan biri olarak yaşadıkları büyük imparatorlukların parçası olmuşlardı. şimdiyse ihtilalciler, -bugünkü anlamıyla zorlama diyebileceğimiz bir duyguyla- ermenilerin çıkarları olarak tarif ettikleri kavramı ön plana çıkarıyorlardı. bu kavramdan hareketle 1870’lerden beri van’daki birçok ermeni genci, geniş kitleler halinde ihtilale katılmıştı. diğer birçok ermeni köyüyse başka seçenekleri olmadığından ermeni ihtilalcilere destek veriyordu. bazı durumlarda köylüler, osmanlı askerlerine karşı isyancılarla omuz omuza savaşıyorlardı. bazı durumlardaysa yalnızca sessizce olanları izliyorlardı. her iki durumda da köylüler, acı çekiyordu. bu, hem askerleri hem de isyancıları gözetmek zorunda kalan köylüler için büyük bir bedeldi. böyle bir acı, şüphesiz ki ihtilalcilerin avrupa müdahalesini kışkırtmak için gerekli gördükleri bir şeydi.
Sayfa 110
Reklam
avrupaların baskısı, en büyük zararı osmanlıların asilerle savaşma gücüne veriyordu. gerillalarla savaşmak, asileri olduğu kadar onlara destek verenleri de cezalandırmaya dayanıyordu. bunlar, fransızların, ingilizlerin ve rusların kendi kolonilerinde isyancılarla savaşırken kullandıkları taktiklerdi. uygulanan çifte standardı görmek isteyen birinin tek yapması gereken, osmanlıların van’daki durumunu fransızların kuzey afrika’daki, ingilizlerin hindistan’daki ve rusların kafkaslardaki hareketleri ile karşılaştırmaktır. durumlar, elbette ki farklıydı. çünkü osmanlılar, müslüman çoğunluğu azınlık ermeni isyancılarından korumaya çalışırken avrupalılar, çoğunlukların üzerinde sömürgeci bir yönetim kurmaya çalışıyordu. ancak avrupalılar, isyanları bastırmak için kendilerinin kullandıkları araçları osmanlıların kullanmasına izin vermiyorlardı. osmanlı rus karşılaştırması, bu eşitsizliği göstermektedir. ruslar, kuzeybatı bölgelerinden milyonlarca museviyi sürdüler. 1878 itibariyle kırım ve asya’da ele geçirdikleri topraklarda 400 bin tatar ve türk ile 1,2 milyon kafkas müslümanı ya öldürmüşler ya da sürmüşlerdi. ancak onlara karşı avrupalılar, yaygara koparmadılar. bunun tersine osmanlıların ayaklanan azınlıkları durdurma hakkı bile yoktu.
Sayfa 63