"Ne olacaksa oluyor zaten. Engel olamıyorsun, Tahmin edemiyorsun. Seçim yapamıyorsun. Herkesin haklı sebepleri oluyor, her şeyin sonunda. Çünkü ile başlayan cümleler kuruyorlar sana. Alışıyorsun.. Hatta umursamıyorsun bile."
Duygu ve Düşünce
Her şeyden uzaklaşıp yaşadıklarıma dönüp baktığımda fark ettim ki aslında günden güne her şey olması gerektiği gibi olmaya başlamış. Nasıl düzelecek bu diye yakındığım her şey bir bir rayına girmiş. Eksik olan şeylere odaklanırken düzelmişleri görmemek de şükretmeye engel olmuş.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Pervane olan kendini gizler mi alevden?
Hikaye şöyle, Şem görkemli, dimdik duran karşı konulmaz bir sevgiliyi temsil eder. Kendinden asla ödün vermez… İçindeki can fitili ateşini her daim taze tutar… Aşk için yanar. Aşk için söner en sonunda. Aşkı o kadar kuvvetlidir ki, bu yücelikle etrafa ışık saçar. Karanlığın içinde asilce ışığını yayar. Derken bir gün, bir pervane aradığı ışığın izini bulur. Aşkla uçar Şem’e doğru… Kanatlarının rüzgarı Şem’in aşk ışığını titretir… Pervane önce hayranlıkla uzaktan uzaktan döner Şem’in etrafında… Henüz kanatları alevin tadına erişmemiştir. Etrafında aşkla çırpar kanatlarını… Döner durur öylece bir süre… Sonra, yetmemeye başlar bu mesafenin hissettirdikleri… Biraz daha yaklaşmaya niyetlenir. Dönmekten asla vazgeçmez… Gitgide alevin sıcaklığını daha çok hissetmeye başlar… Sıcaklığı hissettikçe biraz daha yakınlaşma arzusuna karşı koyamaz. Daha yakın, daha yakın, daha da yakın olmak ister. Artık her dönüşte biraz daha yaklaşır Şem’in aşkına, alevine… Aleve yaklaştıkça can fitiline de yaklaşacağını da umarak çırpar kanatlarını… Şem’e ışık veren, aşk veren ince uzun ipe erişmek, aşkının ibadetidir. Tam da aşkla aleve yaklaşmışken, kanadının ucu alevden nasibini alır aniden… Yanar…! Pervane can acısıyla uzaklaşır Şem’den… Aşkın acı verebileceğini yeni öğrenmiştir… Şaşırır… Uzakta bir yere konar ve Şem’i izler… Acısı birazcık dinmeye başladığında, yeniden aşka uçma tutkusu kaplar ruhunu… Engel olamaz kendine… Bu sefer en yakından başlar Şem’in etrafında dönmeye… Öncekinden farklı olarak yeni yerler keşfeder Şem’de… Eriyen mumun çıkarttığı minik topakcıklar gözyaşları misali çevrelemiştir Şem’in vücudunu… Pervane Şem’in gözyaşlarına konup, onlara tutunmayı öğrenir. Böylece Şem’e hem daha yakın nefes alır, hem de daha çok vakit geçirirler birlikte… Pervane yaralıdır, Şem ise
Bugünkü hutbeden gönlüme kalan tefekkür: "Evliliği zorlaştıran beklentiler değil, kolaylaştıran anlayış bereket getirir. Gösteriş ve israf geçicidir; huzur ise sadelik, muhabbet ve takva ile inşa edilir. Gençlerimizin yuva kurmasına destek olmak, onlara engel değil kolaylık olmak hem insanî hem de dinî bir sorumluluktur. Rabbim evlilikleri kolaylaştırsın, yuvalarımıza huzur ve bereket ihsan eylesin."🤲
Düşünce
Öze varışta engel...
Kibir, kendi özünün farkında ve idrakinde olmayanın düçâr olduğu musibettir...Çünkü kibir, insanın kendi hiçliğini örtmek için ruhuna giydirmeye çalıştığı eğreti ve rüküş bir zırhtır. Özünü idrak edemeyen kişi, varoluşsal boşluğunu başkalarının üzerine basarak, onları yukardan seyrederek doldurabileceğini sanır. Oysa bilmez ki, basamak yaptığı her gönül, onu göğe değil, kendi kuyusunun daha da derinlerine çeker. Bu musibetin en hazin tarafı, sahibini mutlak bir yalnızlığa mahkûm etmesidir. Kibirli insan, aynalara aşık bir narsist gibi sadece kendi aksini kutsarken, evrenin o muazzam ve iç içe geçmiş büyük ahengini ıskalar. Kulakları sadece kendi sesinin yankısıyla sağırlaştığı için, hayatın fısıldadığı hakikatleri ve gönülden gönüle kurulan o gizli köprüleri asla duyamaz. Meritokrasinin, liyakatin ve gerçek şahsiyetin sustuğu yerde, kibrin gürültüsü başlar. Gerçek bir cevher, derinliğinin ve bütüne olan bağının farkında olduğu için vakurdur; tıpkı başı olgunlaştıkça öne eğilen bir başak ya da sonsuz uzayda kendi haddini bilerek dönen bir yıldız tozu gibi... Kibir ise tam aksine, içi boş bir kabuğun rüzgarda çıkardığı kuru gürültüden ibarettir. Kendini her şeyin merkezi sanan bu yanılsama, kuantum düzeyindeki o muazzam olasılıklar ve bağlar denizinde, kendini tek bir doğrusal kibrit çöpüne hapsetmektir. Nihayetinde, kendi özünün acziyetini ve aynı zamanda o acziyetin içindeki muazzam cevheri (bilinci) idrak edemeyen her ruh, kibrin sahte tahtında aslında kendi infazını bekleyen bir sultandan farksızdır. Bu derin tefekkür yolculuğunda, "kendi özünü bilme" ve "şahsiyet"in önünde en büyük engel olan kibrin panzehiri ilmin aydınlığına sığınmaktır.. Bu noktada modern insanın varoluşsal sancısı kendi özünün mahiyetine dair cehaletidir... Cehalet, bilginin yokluğu
Filistin davasını buldozerlere karşı savunan kadın
Filistin davasını buldozerlere karşı savunan kadın Rachel Corrie kimdir? ABD'li barış aktivisti Rachel Corrie, saldırılarda binlerce sivilin hayatını kaybettiği Gazze Şeridi'nde Filistinli bir ailenin evinin yıkılmasını önlemeye çalışırken İ*rail buldozerince ezildi. 21 yaşındaki ABD'li aktivist, 16 Mart 2003'te turuncu renkli ceketini giyerek, eline aldığı megafon ile İsrail buldozerlerine yöneldi. Amacı Refah kentinde Filistinli bir ailenin evinin yıkılmasına ve topraklarının elinden alınmasına engel olmaktı. Yabancı olduğu için İsrail'in yıkım araçlarını durdurabileceğini düşünen Corrie, buldozerin önüne geçti ancak İ*rail güçleri, Filistinlilere merhamet etmediği gibi ona da acımadı. Her fırsatta "Filistin'de tanık olduğu olaylardan çok etkilendiğini" dile getiren Corrie'nin, ö.ldürülmeden bir süre önce ailesine gönderdiği mektuplardan birinde şu ifadeler yer alıyordu: "Herhangi bir akademik çalışma, okuma, konferans, bölge hakkında izlediğim belgesel, hikaye veya duyduğum olay, bana buradaki durumu anlatamamıştı. Buradaki durumu kendi gözlerinle görmediysen hayal etmen mümkün değil. Sonra uzun süre yaşadığın tecrübelerin, gerçeği yansıtıp yansıtmadığını düşünürsün." Rachel Corrie'den geriye onurlu direnişini ifade eden şu sözler kaldı: "Zulüm bizdense ben bizden değilim!" Kaynak: aa.com.tr/tr/dunya/filist...
Filistin