9/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 23:35
Nermin Yıldırım'ın kalemini çok seviyorum. Arada hiçbir engel yok gibi, bir arkadaşla sohbet ediyor gibi, hatta bazen kendi kendime konuşuyormuşum gibi hissettiriyor. O kadar içten, o kadar yalın, o kadar akıcı... En sevdiğim kitaplarından biri oldu. -okuduğum tüm kitaplarını beğendiğim için kendi aralarında sıralama yapmaya içim elvermiyor- Yaptığı her hatada kendini saatlerce, günlerce, haftalarca, aylarca ve yıllarca suçlayan, güvenilmez ve düşmanca hafızasının kendisine çektirdiği eziyetlere katlanmaya çalışan ve kendisini affetme konusunda inanılmaz bir başarısızlık gösteren ben; bu kitabı okumaya çok ihtiyaç duyuyormuşum. İhtiyaç duyuyor ama bilmiyormuşum. İyi geldi, çok bir şey değiştirir mi bilmiyorum ama kısa süreli de olsa kendime karşı takındığım o acımasız tavrın anlamsızlığını bir kere daha ve öncekilerden bir nebze de olsa daha güçlü hissettirdi. İyi ki okumuşum.. İzel-Çelik-Ercan'dan bir alıntı yapıp incelemeyi taçlandırmak isterdim ama aklıma hiçbir şey gelmedi. Ve son olarak kınadığınızı yaşamadan ölmezmişsiniz, kınamayın :)
Unutma DersleriNermin Yıldırım · Doğan Kitap · 20195,5bin okunma
Fidan Hanım
8/10
·480 syf.··
2026 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 14:19
Merhabalar size grubumuzla okumayı seçtiğimiz ikinci kitapla geldim. Bu ayın son kitabı olacak sanırım bu. Ben okurken keyif aldım. Kitabın puntoları büyüktü ve ayrıca sayfa yaprakları yumuşaktı. Bu bana okuma kolaylığı sağladı. 475 sayfadan oluşsa da şu gibi akıp gidiyor. Yazarın kalemini de sevdim diğer kitaplarına da mutlaka bakacağım. Bu eseri dram ağırlıklıydı. Kitabın başında Fidan'ın yaşam hayatının nasıl ilerleyeceğini az çok anlıyorsunuz zaten. Felaketler üstüne felaketler yaşadı kızcağız. Ama adam akıllı şükür sabır göremedim ben kızda. Yani hep bir Allah'a yaşananlara kadere isyanı vardı. Elbette kolay şeyler yaşamadı ama yaşadıklarını birilerine atıf ettirerek veya birilerini suçlayarak üzerinden atmaya çalışmasını ben saçma buldum. Ayrıca kitap sık tekrara uğrayan cümlelerden oluşuyordu, evet bu biraz sıkıcı gelebilir size. Fidan'ın kız kardeşi Anita'nın yaşadıkları yaptıklarına üzülsem de doğru bulmadım. İçerisinde inancı ölen her bir insan bu tarz davranışlar sergiler sadece. Büyük adada yaşamaları ve Kıbrıs'ın güzellerinden bahsedilmesi vs bana doğanın bir kez daha güzelliklerini hatırlattı. Fidan'ın annesinin hal ve hareketleri tavırları beni baydı. Anita'nın kocası Burhan'dan sonra ikinci şizofren ve psikopat bence Şayeste'ydi. Kitapta Ferruh Bey ne hata yaparsa yapsın sevdim. Ayrıca karakterimizin anneannesi Maide Hanımı çok sevecen buldum. Halası Şaheste ise ayrı bir anlam katmıştı kitaba. Fidan'ın arkadaşları Arzu ve Akasya ise kızın her zaman destekçileriydi. Dostlukları beni mestetti. Komşuları olan Baba Yorgo ve Madam Rita arasında geçen diyaloglar ve onların komik hallerini okumak eğlenceliydi benim için. Fidan'ın karşısına çıkan Han Bey'e ise ilk başta kanıyorsunuz ama sonradan büyük hayal kırıklığına uğruyorsunuz. Fakat ben ondan olumsuz
Roman
Fidan HanımSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 2025871 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir kral kalabalıkların içinde yalnız olur.
5/10
·576 syf.··
2026 60. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 13:28
❝Büyümüştük;eksile eksile,hüzünle yoğrula yoğrula...❞ ━━━━━━━ Kitap, hemşire olan başrol kızımızın iki yıllık ilişkisini bitirdiği doktor olan narsist eski sevgilisinden yeniden bir şans istemesiyle başlıyor. Ancak doktor olan eski sevgilisi çoktan kendine yeni bir "oyuncak" bulmuş durumda ve kızın önüne engel çıkmaması için, çalıştıkları özel hastanenin patronlarının yakın arkadaşına ait Alzheimer hastası babaanneye bakıcı olarak onu öneriyor. Başrol kızımız da biriken borçları ve kardeşinin okul masrafları nedeniyle bu teklifi kabul ediyor. Hastane çıkışında bir magandanın arabasına arkadan çarpmasıyla tatsız bir olay yaşıyor. Adam tarafından tartaklanacağı sırada ise olaya gizemli biri dahil olup onu kurtarıyor. Bu kişi, "Köprü Kralı" lakaplı Pars Tuna. Aynı zamanda bakıcılığını yapacağı Alzheimer hastasının torunu ve yeni patronu. Kitabın ilk sayfalarında tam bir yaz dizisi havası vardı. Konusu beni gerçekten heyecanlandırmıştı ve merak uyandırıyordu. Fakat olaylar o kadar hızlı gelişti ki karakterlerin birbirine âşık olması ve kısa sürede "senin için ölürüm" seviyesine gelmeleri bana hiç geçmedi. Hatta bir ara "Acaba birkaç sayfa mı atladım?" diye düşündüm. Ben bir ilişkide duyguların zamana yayılarak gelişmesini, yani slow burn tarzını seviyorum. Bu yüzden bu kadar acele ilerlemesi benim için büyük bir hayal kırıklığı oldu ve kitaba karşı olan heyecanımı ciddi anlamda düşürdü. Yazım dili fena değildi. Bu yazarın yıllar önce fantastik türde yazdığı bir kitabını okuyup beğenmiştim. Bu aralar sıkça karşıma çıkan karanlık temalı kitaplarına da bir şans vermek istedim. Ancak eğer diğer kitaplarında da ilişkiler bu kadar oldu bittiye getiriliyorsa, onlara bir şans vermeyi pek düşünmüyorum. Yazarın kalemi bana yabancı Wattpad yazarlarının kalemini hatırlattı
1000Kitap
Köprü KralıMerve Akyüz · Dokuz Yayınları · 202680 okunma
8/10
·200 syf.··
2026 12. kitabı
𝓜𝓮𝓻𝓱𝓪𝓫𝓪𝓵𝓪𝓻𝓻𝓻𝓻... Nasılsınız canım dostlar... Uzun zamandır buralara çok uğrayamasam da okumaya tüm hızımla devam ediyorum. Peki siz neler okuyorsunuz? Bugün size @inkilapkitabevi ‘nden çıkan kalemine hayran kaldığım @dilekgormezofficial ‘ın #aşkaözürdiletmem kitabının yorumu ile geldim... #kitaphakkındadüşüncelerim Hepimizin geçmişten taşıdığı yaralar vardır. Ancak bazılarımız için yaralar, daha derindir ve yetişkin yaşamımız üzerindeki etkileri daha belirgindir. Eksik büyüyen, özellikle kız çocukları hep başkalarıyla tamamlamaya çalışır kendini. Ada’da eksik yanını Toprak’ta tamamlamak istedi. Ama yalanlar, günahlar, sırlar arasında bir aşk ne kadar tamamlanabilirdi. Ada ve Toprak’ın geçmişi önünde engel olarak dururken bu aşkın sonu ne olacaktı? Uzun zamandır hiç bir kitap beni bu kadar etkilememişti. Son sayfalarında kendimi ağlar halde buldum. Ada’yı o kadar çok sevdim ki onu kız kardeşim gibi sarıp sarmalamak geldi içimden. Ah sen Toprak sevgine sonsuz saygım olabilirdi keşke evli olmasaydın. Tabi birde Fadıl faktörü var kitapta nefret ettiğim. Neden nefret ettiğimi kitabı okuyanlar bilir okumayanlar okuyunca öğrenir. Sadakatin, dostluğun, aile ilişkilerinin, hüzünlü çocukluk anılarının sorgulandığı bu şahane eseri kesinlikle herkes okumalı diyor şiddetle tavsiye ediyorum... Kitabınız bol keyfiniz daim olsun... Sevgili @dilekgormezofficial sizi çok geç tanıdığım için özür dilerim.Artık fanatik okuyucularınıza bir yenisi eklendi. Kaleminiz hep daim olsun... #alıntılar "Bazı babalar yoktur ve kendilerinden büyüktür yoklukları. Benim babamın varlığı eve sığmıyordu o yüzden yoktu." (Syf: 53)
Aşka Özür DiletmemDilek Görmez · İnkılap Kitapevi · 2022201 okunma
8/10
·412 syf.··
Beğendi
·
2026 101. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 00:04
Yasemin Kokusu, Ateşten Düğüm serisinin ikinci kitabı olarak ilk kitaptan kalan düğümleri çözmek yerine onları daha da karmaşık hâle getiriyor. Ancak bunu yaparken okuyucuyu yormuyor; aksine her bölümde merakı biraz daha artırarak hikâyenin içine çekmeyi başarıyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan en güçlü his, Elif ve Baran'ın hikâyesinin aslında yeni yeni başladığı oldu. İlk kitapta yaşananların ardından Elif için hayat hiç kolaylaşmıyor. Aksine, kaybettiklerinin ağırlığı omuzlarında daha da hissedilir hâle geliyor. Babasını, abisini ve hayallerini kaybetmiş bir genç kadının yeniden ayağa kalkma çabasını okumak oldukça etkileyiciydi. Elif'in en değerli emaneti olan bilekliğin peşinden giderken karşılaştığı yalanlar ve hayal kırıklıkları, onun ne kadar yalnız bırakıldığını bir kez daha gösteriyor. Buna rağmen pes etmemesi, eğitim hayaline tutunmaya devam etmesi ve yaşadığı haksızlıklara karşı ses çıkarmaya başlaması karakter gelişimi açısından oldukça başarılıydı. Bu kitapta ilk kitaptaki kırılgan Elif'in yerini daha güçlü, daha inatçı ve gerektiğinde karşısındakilere haddini bildiren bir Elif alıyor. Baran ise bu kitapta beni en çok şaşırtan karakterlerden biri oldu. İlk kitaptaki sert, mesafeli ve duvarlarını kimseye açmayan adamın altında aslında ne kadar karmaşık duygular taşıdığını daha net görüyoruz. O fırtınalı gecede karşılaştığı ve hafızasında sadece sesiyle yasemin kokusunu taşıdığı "peri kızı"nı arayışı oldukça romantik ve etkileyiciydi. Üstelik aradığı kişinin sürekli yanında olması ama bunu fark edememesi hikâyeye ayrı bir heyecan katıyor. Elif'e karşı hislerinin değişmeye başlaması, onu korumaya çalışması ve eğitimine destek olması da Baran'ın karakter gelişimini güçlendiren detaylardı. Kitapta en sevdiğim noktalardan biri Elif ve Baran arasındaki
Ateşten Düğüm 2Ayşen B. · Ulysses Yayınları · 202610 okunma
9/10
·724 syf.·
2026 15. kitabı
Postmodern tarzıyla Oğuz Atay , kitaba adını verdiği tutunmak,tutunamayanlar ve tutunmak istemeyenler üçgeninde yazmış kitabı. 200 sayfaya yakın yerde asla tek bir noktalama işareti göremezsiniz. Anlam bazen karmakarışık olabiliyor ya da senin bütün iç dünyanı yerle bir edecek cümleler kurabiliyor tek bir cümlesiyle. Selim Işık‘ın intiharının arkasındaki nedenler o kadar çok irdelenmiş ki hayata tutunamadığı için ölmesini yadırgamamak gerekir . Turgut Özben’in Selim’in iç dünyasını göremediği ,onun intiharına engel olamadığı için kendisi de tutunamamıştır bir anlamda hayata. Turgut’un Selim yüzünden hayattan kopuşunu o acısını bütün cümlelerde hissedebilirsiniz fakat kitabın sonunda beklediğim şey olmadı ben Turgut’un da hayattan kopacağını düşünürken daha yavan bitti kitap. Çok değişik bir serüvendi, çok değişik bir kitaptı bence . Ayrıca sosyal medyada o kadar çok Olric ile ilgili sahte yazılar görürsünüz ki kitapta onlardan pek eser yoktur :) Veee son olarak ; okunması gereken kitapların başında geliyor TUTUNAMAYANLAR
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma