Engin Ertuğrul

Engin Ertuğrul
@enginnuwanda
Kendini unutmaya çalışan Dinleyip reaksiyon veren Gözlemci
İnşaat Mühendisi
İstanbul Teknik Üniversitesi
İstanbul
Ankara
16 okur puanı
Kasım 2022 tarihinde katıldı
Oyunculuk
Öğrenilecek en önemli şeylerden biri de mümkün olduğu kadar az ''oynamak''tır. Koşulların yapacaklarımızı yönetmesine izin verirsek, her şeyin mantıklı bir nedeni olacak, her şey gayet doğal ve içten görünecektir. Yalnızca koşulları kavrayamadığımızda ''rol yapmak'' durumunda kalırız, ancak o zaman sahtesini yapmamız gerekir. İnanın bana, izleyici bunu hisseder.
Sayfa 73 - Mitos-Boyut Tiyatro Yayınları
Tiyatro
Reklam
Mekan-Koşullar-Sözler
Oyuncuların sahnede kendilerini rahat hissetmemelerinin en önemli nedenlerinden biri İŞE KOŞULLAR YERİNE SÖZLERDEN BAŞLAMALARIDIR. Sözler bir yeri anlatabilir, ama size nasıl oynamanız gerektiğini söyleyen, yerin ta kendisidir... ...Henüz sözler üzerine çalışmaya hazır değilsiniz. Aslında öğrenmeniz gereken en önemli şeylerden biri de oyunun temelde sözler üzerine kurulu olmadığıdır. Oyun, sözlerin arkasındadır. Yirmi yıl boyunca koşullarınızı bilmeden harıl harıl çalışsanız bile başarısız olursunuz. Oyuncu daima bir yerdedir. O yeri anlamak da kendi sorumluluğudur. Boşlukta oyunculuk yapılmaz. Ayrıca koşullar içinden kurguyu da çıkarması gerekir, ki bunu da MEKANIN ONA NE YAPMASINI SÖYLEMESİNE İZİN VEREREK GERÇEKLEŞİR.
Sayfa 72 - Mitos-Boyut Tiyatro Yayınları
Tiyatro
Gözlem
Bir ikilemimiz var. Gördüklerimizin dümdüz ve ilgi çekmekten uzak olmasını istemiyoruz. Ama abartıp da insanların gözüne sokuyormuş gibi görünmek de istemiyoruz. Bunun çözümü sahici ve içten olmaktan geçer. Ne kadar çok ayrıntıyı hayal edersek, tepkilerimiz de o kadar dürüst, inanılır ve enerjik olur. Oyunculuğun onda dokuzu gördükleriniz ve yaptıklarınıza dair anlık bir bilgiden ibarettir. Oyuncu bir yazar gibidir, onunla konuşun, bir sürü izlenime sahiptir. Oyuncu, ''Ben pastırmayla yumurta istiyorum'' demez. Bu işsiz bir tezgahtarın konuşmasıdır. Oyuncu pastırmayla yumurtayı aldığında onları tabakta görür, yanlarında domates, biber ve soğanla birlikte. Garsonu görür, masayı ve bütün koşturmacasıyla lokantayı görür. Yerlerin kirli masanınsa temiz olduğunu, çayın çok açık olduğunu ve fincanın çok küçük olduğunu, bu yüzden de sürekli garsonun dikkatini çekmesi gerektiğini görür. Çevresine bir bakar ve masalarda oturan insaların birbirleriyle hiç ilgilenmediğini fark eder. Herkesin acelesi vardır, bakışları ortada boş boş gezinmektedir. Bazen içeri kim giriyor diye kapıya doğru bakarlar. Bir oyuncu bütün bunları özümser. Oraya gidip yemeğini yiyip hesabını ödeyip kalkmak ona göre değildir. Orada yaşar, izler, görür ve anlar. Kendisine bir oyun yazarının ya da ressamın yapacağı gibi nerede olduğunu, baktığı şeyin ne olduğunu sorar.
Sayfa 62 - Mitos-Boyut Tiyatro Yayınları
Tiyatro
Tiyatroda Yaşam
Tiyatroda yaşam, oyunculuktan para kazandığınız zamandır diye bir şey yok. Sözleşme imzaladığınız ya da bir oyunda oynadığınız zaman da değil. Anladığınız zaman. Eğer anlarsanız, niye oynamak istediğinizi bilirsiniz; eğer anlamazsanız, oynamak istemezsiniz.
Sayfa 60 - Mitos-Boyut Tiyatro Yayınları
Tiyatro
Gözlem
...Ben sizin bakıp gördüklerinizi bir izleyici kitlesiyle paylaşabilmenizi istiyorum, kendi içinizde sıkışıp kalmanızı değil... ...Oyuncunun tüm malzemesini sadece kendi yaşamından ya da deneyimlerinden çıkarıp da oyunculuk konusundaki seçimlerini ve duygularını buna göre belirleme lüksü yoktur.
Sayfa 57 - Mitos-Boyut Tiyatro Yayınları
Tiyatro
Reklam