Bir insan kendini karanlık bir odaya kilitleyebilir ve ışığın varlığını inkâr edebilir. Ancak ışık her yerdedir ve karanlık yalnızca onun küçük odasındadır. Hakikatin ışığına çıkmak, kendiniz aramak ve etrafınıza ördüğünüz hataları bulmak istiyorsanız mutlak suretle parlak ve sonsuz ışığın sizi aydınlatmasına izin vermelisiniz.
"... Gerçi 23 Temmuz ihtilâli bir inkılap değildi. Ne saltanat rejimine, ne devletin iç yapısına, ne din ve dünya müesseselerine dokunuyordu. Ne de millî ilke sloganları vardı.Gene Osmanlılık esastı ve bütün osmanlılar kardeşti. El ele kardeşçe çalışacak, ilerleyeceklerdi. Halbuki imparatorluğu teşkil eden, Türk olmayan halkların önderlerinin ve aydınlarının ruhuna milliyetçilik işlemişti. Bu aydınlar ve önderler kendi cemaatlerini peşlerinden sürükleyebiliyorlardı. Türkiye'de milliyet duygusundan yoksun olanlar, yalnız Türklerdi. Kendilerini Osmanli sayıp, Osmanlı birliği ve vatanı için kan dökenler de yalnız onlardı."
Bir gün gelip bir misyonu olacak insani bu misyonun ne olabileceğini kesin olarak sezmese bile,kendi hammaddesini gene de durmadan işleyen insandır. Kendini yapan, kendini aşabilen ve çevresinden sivrilebilecek olan insan ancak bu soy insandır.