İstanbul’dan başlayıp Avrupa’ya giden ve tekrar İstanbul'da biten 20'li yaşlarda bir gencin arayış hikayesi. Adeta onunla beraber ben de gezdim Atina’yı , yürüdük beraber Barcelona’nın taksimi olan la rambla'da. Viyana'nın o hoş köprülerinden geçtik. Dünyayın en çok bisiklet sürülen şehri Amsterdam'da bisiklet sürdük…
Müthiş betimlemeler vardı bu kitapta. Okurken hiç sıkılmadım. Mantık hataları bulduğum yerler oldu ama kitabın başında “yaşanılan olaylar tamamen gerçektir.” yazdığı için üstünde fazla durmadım.
Felsefi yönü çok ağırdı. Farkında olmadığım bir çok şeyin aslında ne kadar da önemli olduğunu benimsedim. Bir sürü not çıkardım ve soru sordum kendime. Cevaplar bulmaya çalıştım. Bulduğum cevaplar yeni sorular çıkardı karşıma, böyle devam etti bu döngü. Sanırım o en son ve en önemli sorunun cevabını bulduğumda kendimi de bulmuş olacağım. Kimim ben? Ne için geldim bu hayata, ne için yaşıyorum..?
“Her şeyin bir sonunun olması anlamlı kılar yaşamı,
Ölmek için değil, anlam bulmak için doğar insan.” Bir çemberdir aşk 11.sır
Umarım bir gün o sorunun cevabını bulurum ve anlam kazanır bu hayat..