Herhangi bir medeniyet geçmişini anlamak için sadece evrak kalabalığına, sadece ecdadı ve kendi büyükbabalarının tuttuğu notlara değil; ayrıca başkalarının da değerlendirmesine muhtaçtır.
Fatih, Batı'ya karşı kompleksi olmayan Doğulu'dur. Bu tip bir insan bırakın devlet adamlarımız arasında, zamanımızın aydınları arasında bile çok az bulunur. Doğulu'dur ve aynı zamanda da Batı'yı sever ve bilir. Bu nedenledir ki 15. yüzyıl Türk İmparatorluğu kendisinden sonraki devirlere göre bile çok daha becerikli bir kültürel atmosferden geçmektedir.
Türk cemiyeti 18. yüzyılda ayrı bir tarzın içine girmiştir. Bilhassa bizim okul tarih derslerimizde bir israf, bir lüzumsuzluk olarak addedilen ve ardından kanlı ve cahil bir isyanı davet ettiği için âdeta suçlanan Lale Devri, bir medeniyetin açılması ve gelişmesi için âdeta lüzumlu bir üslûp değişikliğidir.