19. yüzyıla kadar kimseye burnundan kıl aldırmayan İstanbul, aklımızı başımıza toplarsak gene de aldırmaz. Potansiyeli bu kadar yüksek, gelişmeye bu kadar müsait, bu kadar güzel ve bu kadar zengin mirasa sahip başka şehir nerede? İstanbul'un dışı cihanı yakar, içindeki keşmekeş de bizi. Elli senedir onu çirkinleştirmek için her şeyi yapıyoruz ama gene de güzel.
Şair harcıâlem şeylere teşbih ve mecazlarla lâyık olmadığı bir değeri vermek için çabalayan bir sahtekâr değil, bulanık düşünceleri berraklaştıran hakikat arayıcısıdır.
Derler ki insan oğlu
Uçan bir kuş misali
Bir bakarsın burada şimdi
Bir bakarsın öldü gitti
Ben de diyorum ki
Muzaffer Tayyip adındaki insan
Güzel olan yaşadığımızdır
Bir gün öleceğimiz değil
Bende isterdim şüphesiz
Çiçek koparmak olsun
Bütün günahı ellerimin
Olmadı işte
Dağıttım kendimi
Ayaklarımdan
Saçlarıma varıncaya dek
Neyim varsa
Dudaklarımı
Güzel şarkılar eskitti
Ve aldı gitti ayaklarımı
Kalabalık sokaklar