Hilekârlığı bir çare olarak görüyor,
Oysa ben yalnız kalbinin çaresini ararım.
Kalbini o dar hücrenin içinde çürütüyor;
Bense tüm sevgimle zenginleştirirdim onun kalbini.
Sen bilgelik bakımından zenginsin,
Fakat bu beden, anlayış bakımından çok fakir.
Sen hiç taviz vermezsin,
O da itaat etmez.
İşte bu ruhum, bu ıstıraptır.
Ruhum, bana marhamet et!
Kavrayışımın ötesinde bir talih gösterdin bana.
Sen ve talih bir dağın doruğundasınız;
Ben ve sefillik ise bi vadinin çukurunda bir başınayız.
Buluşacak mı sence vadi ve dağ?