Savaşın insana etkisini bilen, bildiğini sanan, bilmeyen kısacası herkesin okuması gereken bir oyun. Oyun dedim ama daha önce hiçbir oyun okumamış bana bile oyun olduğunu hissettirmedi, çok akıcı tek seferde okunacak bir eser. Halkının kapıları uğruna savaşan bir askerin savaş sonrası nasıl o kapıların dışında kaldığını, en büyük enkazın, yıkımın aslında onun hayatında olduğunu çok etkileyici, sanatsal ve cesur bir dille anlatan kısa ama çok zengin bir eser. Yazar da o savaşta bulunmuş ki bizi böylesine etkileyen eserler ancak o hisleri yaşamış gönüllerden çıkabilir.
Yazarın tek oyunudur ve 26 yaşında ölümünden bir gün sonra sahnelenmiştir. (1947)
Ülkemizde de defalarca sahnelenmiştir.
Kapıların DışındaWolfgang Borchert · Can Yayınları · 20217,9bin okunma
İnsanlar iyidirler. Yalnız ne var, birbirlerinden müthiş farklıdırlar, işte budur mesele, akıl ermez derecede farklıdırlar. Birisi binbaşıdır da öteki aşağı rütbelerde olur, ne yapalım. Binbaşının karnı toktur, binbaşı sıhhatlidir, yün don giymiştir. Geceleri yatacak bir yatağı, bir karısı vardır.
Biz hepimiz sokaklardayız, Allah da sokakta. Kimsenin kalkıp da Allah'a bir kapı açtığı yok. Yalnız ölüm kaldı, kapısını açıp bizi nihayet içeri alacak bir ölüm kaldı. Ben de işte ona gidiyorum.
Eskiden, eskiden, eskiden! Eskiden dediğin zaman hangi zaman? On bin sene öncesi mi? Bugün ancak altı sıfırlı ölü listeleri yapıyor bu işi. İnsanların artık lambalarının yanında iç çektikleri yok. Yatacak yatakları olanlar derin, deliksiz uyuyor şimdi.