Kitap, yaşlı ve genç bir adamın arasında geçen diyaloglarla belli bir düşünce yapısının aktarılmasından oluşuyor. İlk önce belirtmek istediğim bir husus var: Kitap, sağlıklı bir okuma yapılmaz ise okuyucuyu oldukça uç düşüncelere vardırabilecek bir kitap. Ne olduğunu anlayamadan kendinizi karıncanın insandan daha zeki olduğuna ikna olmuş bir şekilde bulabilirsiniz. Bu yüzden düşünce gücünün hala sizin elinizde olduğunu gözden kaçırmamaya çalışın. Kitapta genç adam bir bakıma okuyucunun yerine sorular soruyor ve eleştiriler yapıyor. Bu belki konunun anlaşılması için faydalı olsa dahi okuyucuyu manipüle eden bir yöntem de. Sizin yerinize başka birisi soru sorduğunda ve bu soru sizin de merak ettiğiniz bir şey ise doğal olarak akışa kapılıp gidecek ve diğer birçok sorunuz sanki hiç var olmamışçasına yok olacak. Bu da kolayca ikna olmanızı sağlayabilir. Bu sebeple başta dediğim gibi kontrollü bir okuma yapmanız daha faydalı.
Twain’in aktarmak istediği düşünce Kantçı ahlak felsefesiyle determinizmin bir karışımı gibi. “İnsanın yaptığı her şeyin ilk ve en önemli amacı tektir: Kendi huzurunu ve manevi rahatlığını elde etmek.” Tüm kitap boyunca vurgulanan ve detaylandırılan temel düşünce bu cümledir. Kitap içerisinde yer alan çeşitli alegorik hikayeler de bu düşünceyi vurguluyor. İnsan ahlakındaki bir takım çıkmazlara değiniyor ve kişinin her durumda kendi huzurunu seçtiğini dillendiriyor. Bu sebeple okurken bireysel yaşantınızda sizi büyük hayal kırıklığına uğratabilir. Kendinizde erdem bildiğiniz birçok duygu, düşünce ve davranışın yalnızca kendi vicdanınızı tatmin etme çabasından ibaret olduğunun söylenmesi ve bunun oldukça ikna edici bir şekilde aktarılması sizi hüsrana uğratabilir. Başlangıçta sağlıklı okumanın üzerinde durma sebebim de tam olarak buydu. Bu düşünceyi