Bu toplumun erkeklerinin acaba yüzde kaçı bu toplumun kadınlarını hakediyor?
Kadınlarımız, Nazım'ın vurguladığı gibi "Bizim Kadınlarımız" sokakta, evde, işyerinde, toprakta aydınlığı karartmamak, toplumsal mutluluğu ayakta tutmak için canlarını dişlerine takıyorlar, yağmurda, çamurda, karlar altında, mahkeme kapısında dimdik, aslanlar gibi öne geçiyorlar, ormanlarımızı, derelerimizi, zehirlenen havamızı, suyumuzu, kedi yavrumuzu, yaralı köpeğimizi ana şefkatiyle koruyorlar. Her yerde varlar ve dahası, tam da olması gerektiği gibi varlar.
Ya biz erkekler?