Hafiflemiştim mutluydum. Tekrar aynı döngüye girmek istemedim. O ayrılık
süreçlerinde ve geri dönüşlerimizde bir şeylerin değişmeyeceğini öğrenmiştim. Belki de büyümüştüm.
- Büyümüştüm derken?
- Mutsuz olduğum bir ilişkiyi devam ettirme çabamı bırakacak kadar büyümüştüm. Aslında Okan'la her ayrılık süreci
sonrasında, "Bu sefer farklı olacak." umuduyla, inancıyla yeniden başlıyorduk. Değiştiğine, ilişkimizde kötü giden bir seyleri gerçekten değiştirebileceğimize inanıyor muydum? Belki inani yordum, belki inanmak istiyordum.
Başlangıcına pek çok farklı durum sebep olsa da, ‘acaba’lar aklımıza bir kez düştüğünde, onlardan kurtulmak o kadar kolay olmuyor. Şüphe, insanın içine bir kez düştü mü, endişe ve korku yanı başımızda
bitiyor. “Acaba’lar, ya olursa'lar zihnimizde kurduğumuz olası senaryolara, senaryolar ise olası ihtimallere dönüşüyor zamanla.
O şüpheler içimizi kemiriyor. Biz de şüphelerle sevdiğimizi ve
ilişkimizi kemiriyoruz.
Bir ilişkide 'acaba'lar ne zaman başlar?
Kimimiz, o 'acaba'larla başlarız ilişkiye. Karşımızdakine güvenmediğimiz, karşı cinse güvenmediğimiz için 'acaba'lar hep
aklımızdadır. Ya da kendimize güvenmediğimiz için, değersiz, kusurlu ve yetersiz olduğumuza inandığımız için vardır bu acaba'lar.