Şey, diyor adam, insan mucizeler açık olmalı. Bir yerlere, bir şeylere bu kadar bağlıyken elinden uçup gidebiliyor sahip oldukların. Beni ayakta tutan biraz da bu mucizelere inanmam.
Küçücük bir fincan o, dedim. Neresinden tutup uyduruyorsun bu anlattıklarını?
Kalbimiz de ufak bir şey, ama türlüsünü sığdırıyoruz içine.
Şaşırdım. Ne diyeceğimi bilemedim.
İnsan en büyük kazıyı kendi bünyesinde
gercekleştirmez mi? Buldukça, öğrendikçe, yaşadıkça bir anlama ulaşabileceksin. Şimdi dışarı çık. Bahçede oturan insanları dinle. Sorulara geçit ver. Mum olsan yanıp yanıp tükenmen gerekirdi. Yanmadan ışığa ulaşmak mümkün değil, bilirsin. Dilini yitirmişlerin yapması gereken, bir dil bulmak, ona ulaşmaya çabalamak.