Ne garip, biraz kendini deşmeye kalksa insan, sonunda olduğunu sandığı kişinin tam tersi çıkıyor. Sokakta görse yüzünü buruşturup asla böyle biri olmak istemezdim dediği kimse, işte o çıkıyor insan.
Eski bir zaaf bu. Kuyruğu dik tutma telaşı. Yenen yumruğu dahi acımadı ki tebessümüyle karşılama inadı. Ne uğursuz tebessümdür o, ne fena histir, insanı kendi cehenneminde zebaniye çevirir.
“Bize hep direnmeyi öğrettiler” deyip içini çekti Vesna.
"Ama yanlış şeylere direnmeyi. Mesele biraz da kabul etmektir belki."
Saf saf sordum:
"Neyi?"
Vesna durdu. Elini omzuma koydu. Çiy damlalarıyla bezeli kirpiklerinin arasından gülümseyerek cevap verdi:
"Kendimizi."