"Biliyor musun, benim küçük meleğim? Şimdi fark ediyorum ki bizim evler sandığım gibi bunamıyor aslında; bize başkalarını anlatıyorlar ki birlikte yaşamayı bilelim, birbirimize tıpkı bu hayat denilen savaşta partizanlar gibi yoldaş olalım çünkü insan tek başına hiçbir şeydir. Evin bize öğrettiği budur. Işte bu yüzden Milano'nun bu ölü evlerinde birlikte yaşamayı öğrenemiyor insan. Andrea'nın o çok bayıldığı o gökdelenler yok mu, birbirini tanımayan, konuşmayan bir yığın insanla dolu, sanki küsler! Bir yangın olsa, ne olacak? Kurtaran kurtarır kendini! Böyle oluyorlar sonra işte: yarım adam, yarım kadın hepsi!"
Hayatta seni ne güzellikler bekliyor oğlum! Ben senin ileride bunların keyfine varacağını düşünerek zevkini alıyorum şimdi... Hiç düşünme, hoşuna gideni tut yakala, düzgün bir erkek olmanın gerektirdiği şekilde elbet: kandırmadan ama çekinmeden de.