Ekin Topatan Acar

Ekin Topatan Acar
@equinoxlibrary
kitapları severim
“Şimdi de, değdi mi diye sormak istiyorsun. Retorik bir soru. Hayatın büyük teşebbüsleri muhasebeci hikmetiyle değerlendirilemez. Mesele bir şeye değmesi ya da değmemesi değil, kader, şartlar, mizaç ya da salgı bezlerinin fonksiyonu öyle emrettiği için bir şeyi yapmak zorunda olmak… Muhtemelen bunların hepsi iç içe. Ve insan ödleklik etmeyip emredileni yapıyor. Sadece bu önemli. Gerisi teori.”
“Ben de sana hemen şunu söylemek isterim ki bir çocuğun, iki insan arasındaki gizli gerginlikleri ve halledilmemiş karmaşık sorunları çözebileceğine inanmıyorum.”
“Sevgi için birbirini ‘anlamaya’ gerek yoktur mu diyorsun? Yanılıyorsun güzelim. Ben de uzun zaman böyle söyledim, bunu bir şikâyet olarak dünyaya haykırdım. Sevgi vardır ya da yoktur, neyi ‘anlamak’ gerekiyor ki? Arkasında bilinçli bir maksat olan duygunun değeri nedir? Eh, bu işlerin böyle olmadığını, her şeyi ‘anlamak’ gerektiğini insan yaşlanınca görüyor. Her şeyi öğrenmek zorundayız, sevgiyi bile. Evet, sen kafa sallayıp gülümsesen de bu böyle. İnsanız ve her şeyi aklımız yoluyla yaşıyoruz. Duygularımız ve heyecanlarımız bile akıl vasıtasıyla dayanılır ya da dayanılmaz oluyor. Sadece sevmek yetmiyor.”
“Acılar sayesinde ıslah olduğumuz, daha iyi, daha bilge, daha dirayetli biri haline geldiğimiz doğru değil. İnsan soğuk, çok daha net ve kayıtsız oluyor. Kaderin ne demek olduğunu hayatta ilk kez gerçekten anladığımızda, neredeyse dinginleşiyoruz. Hem dingin hem de son derece tuhaf ve ürkütücü bir biçimde yalnız oluyoruz.”