Puan vermedi·512 syf.··
2026 34. kitabı
𝔉ℑℜ𝔘ℨ𝔈 𝖐𝖊𝖍𝖗𝖎𝖇𝖆𝖗 𝖆𝖙𝖊𝖘𝖎 Şimdi ben bu kitap için ne diyeyim bilemiyorum. Çok güzeldi,bayıldım,aşık oldum. Kurgu şahane hele karakterler Hele ki mistik havasını anlatamam yaşanır. En dikkat çekicidir tarafıyla karakterlerle bağ kurmakta zorlanmadım. Bunu niye söylüyorum aşiretler olduğu için karakter bakımından kalabalık hikaye. Eh kalabalık olunca kaosda kaçınılmazbazı karakterleri o kaosun ortasında bırakıp ge*er dedim. Öyle boğmalık karakterler var yani. Bazılarını ise çözemedim iyi mi kötümü diye ama onların rengi 2.kitapta netleşecek sanırım. Hikayenin temeli olan taşların ve kokuların tılsımı nasıl güzel işlenmiş öyle. Bu yaşımda yeni şeyler öğrendim ya, bayıldım ben bi akik taşını bilirdim tatlış tazarımız bu h6kayeyi ince ince işlemiş. Alelade bi konusu yok bilgi araştırma gereken hususlar var bu nedenle de baya emek verilmiş bi hikaye olduğunu bilmenizi isterim. Nefret,entrika,sırlar,yalanlar,aile ,dostluk,mistik olaylar,doğu kültürü,farklı medeniyetler,aşk aşk ve tabii ki aşk konusundan hasetmeden önce şiddetle tavsiye ediyorum diyorum. Ezra, taşların dilinden anlayan o şahanr erkek. Sevdiğine kavusursa tam olacak . Babannesinden el almış dünyaca ünlü mücevher ustası . Firuze'ye aşık ama ortada yıllar önce edilmiş bedduanın getırdıgı lanet var . Bundan sebep ki kavuşmalar yaşanmıyor. Firuze ,sevdiğine kavuşamayan ama en çokta kızkardeşine yapılan kötülükten sebep Ezra'sını bırakıp giden avukat hanım. Bozulmasın gereken lanet... Alınması gereken intikam... Bu işin sonu nereye varır şimdilik muamma Beni çok etkileyen harika bi hikaye okudum. Gönülden rahatlığıyla tavsiye ediyorum. Sevgiyle ve kitapla kalın
Firuze 1 - Kehribar AteşiMehsa · Ephesus Yayınları · 202644 okunma
10/10
·128 syf.··
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 21:52
Mahir Ünsal Eriş'in Sarıyaz isimli kitabını iki kere yarım bıraktıktan sonra bir daha bu yazardan okuma yapmayacağımı düşünmüştüm ki, bu kitap bana hediye gelene ve ben kitabın kapağını açıp Benim Adım Feridun isimli öyküsünün başlığını görene kadar. Sekiz öyküden oluşan Olduğu Kadar Güzeldik, 2014 yılında Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazanmış. Kitabı bitirdiğimde bu ödülün ne kadar yerinde olduğunu düşündüm. Bu kitapta benim için en özel öykü "Benim Adım Feridun" oldu. 2016'dan beri aynı isimli kitabın baskısını arıyor ama bir türlü bulamıyordum. Bu öyküye,bu kitabın içinde rastlamak benim için çok güzel ve beklenmedik bir tesadüftü. Ayrıca "Sen O Zaman Parasız Yatılıdaydın" da en sevdiğim öykülerden biri oldu,duygusu ve anlatımıyla kitabı bitirdikten sonra bile aklımda kaldı. Öyküleri okurken birçoğunun kendi başına bir romana dönüşebileceğini de düşündüm. Karakterler, öykülerin kısa olmasına rağmen oldukça iyi işlenmişti. Mahir Ünsal Eriş'in karakterlerini ve onların küçük gibi görünen ama insanın içine dokunan hikâyelerini anlatma biçimini çok sevdim. Her öykü bende aynı etkiyi bırakmasa da kitabı genel olarak sıcak, samimi ve duygusal açıdan oldukça güçlü buldum. °°° 'Yaşa, işe, güce, itibara en ufak hürmeti olmayan bu acıya aşk acısı diyorlar. Kim olursan ol, seni saklandığım yerde er ya da geç buluyor, gelip göğüs kafesini ateşle sıvazlıyor ve sen içerde kapkara kurum tutuyorsun. Ağzını açsan, alevler püskürtüverecekmişsin gibi, ciğerlerine damla damla kurşun eritiyorlarmış gibi. Kolay kolay geçmiyor, geçtiğinde de sen geçmiş olduğunu bile fark etmiyorsun. Yağmurlu havalarda sızlayan eski bir kırık gibi sızlayıp duruyor, kendini hatırlatıyor.'
Olduğu Kadar GüzeldikMahir Ünsal Eriş · Doğan Kitap · 20253,754 okunma
Reklam
9/10
·316 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 15:09
Adsız Roman Çerkes soykırımı hakkında bu kitaptan önce hiçbir şey bilmiyormuşum.. Sema Soykan, yine yapmış yapacağını Çerkes tarihini, kültürünü ve soykırımını bir çok kaynaktan araştırarak (kitabın sonunda bütün kaynaklara yer veriyor) kurguyla birleştirip akıcı ve merak uyandırıcı bir şekilde ışık tutmuş. Okuyacakları şimdiden uyarayım, Adsız Roman, sadece hayalî roman olarak yazılmış olsaydı keşke ama yaşanmış olaylara dayanması yüreğinizi incitecek, sizi okurken fazlasıyla üzecek ve uzunca bir süre etkisinden çıkamayacaksınız.. Kitabımız Neri ile Aras’ın karşılaşması ile, Neri’nin anneannesi tarafından kaleme alınan Adsız Roman’ı, satmak istediği küpün içinde bulmasıyla bizleri 1864 yılına Çerkeslerin yaşadığı sürgün ve soykırıma götürüyor. Yani roman içinde roman okuyoruz.. Çerkesler 3 yıl boyunca toprağını, yaşamını, hakkını ve özgürlüğü cesaretle savundular. Ancak strateji ve güç haklının değil Rus çarının yanında oldu. 1,5 -2 milyon Çerkes anavatanı Kuzey Kafkasya’dan zorla sürüldü. Sürgünün kayıtları tutulmadı ve sayı hep az gösterildi.. Zorlu yolculuk koşullarında açlık, soğuk ve hastalık nedeniyle hayatlarını kaybedenler çok insan oldu.. Kurtulanlar ise başta Türkiye olmak üzere küçük gruplara bölünerek çeşitli ülkelere gönderildi… Bu sürgünde Janset ile nişanlısı Jankat’ın ayrı düşmesi, aşklarını yüreğine gömüp vatan için nasıl direndiklerini de okuyoruz. Janset’in en yakın arkadaşı Elbruz ise Janset’in hep yanındadır ve aşkını kalbine gömerek ona yardımcı olmaya söz vermiştir. Peki ya, büyük aşıklar Janset ile Jankat kavuşacaklar mı ? Yoksa Janset kendisine aşık olan Elbruz’la mı bir gelecek kuracak? Neri ve Aras’ın olduğu kısımlar da gerçek hayata dönmek gibiydi. Neri’nin dedesiyle ilişkisi, anne-babasının başına gelenlerin sonuçlarını da merak
Adsız RomanSema Soykan · Alfa Yayıncılık · 2024905 okunma
Puan vermedi·
Geleceği okuyarak yazılmış tadında bir kitap olmuş. Yazar dönemine göre fantastik bir hikaye yazmış olsa da düşünce özgürlüğüne dünya her zaman kapalı olmuştur. Bir avuç aristokratın yönettiği bir dünyaya darbe vuran Fransız devrimiyle pastaya yeni ortaklar çıkmıştır. Dünya üzerinde ki en kanlı devrim halkın desteğiyle yapılmıştır fakat orta sınıftaki insanlar üst sınıf olduğunda eskisinden daha sistemli bir şekilde alt sınıftaki insanları dizayn ederek düşünce köleleri yapmak için psikolojik veya sosyolojik yollara basvurmuşlardır. Bu kitap bize hangi ideolojik fikir olursa olsun körü körüne veya itaatkâr bir şekilde bağlı olmanın insanı nasıl aptallaştırdığını gösteriyor. Hikaye bize güç zehirlenmesi yaşamış iktidarın her zaman aynı güce sahip olabilmek için deli saçması bir kontrol mekanizması kurduğu ve insanların aksi yönde düşünmelerinin bile suç sayıldığı bir dünyadan bahsediyor. Tarih boyunca hepsi olmasa da birçok iktidara sahip kişiler veya partiler bu amaca hizmet ederek insanları kontrol altında tutmaya çalışmışlardır. Halkı baskı altında tutarak sindirdiğini düşünenlerin kurduğu sistemlerin sonu hep hüsran olmuştur. Kurulan her sistem açık verir tıpkı bakire kız gibi biri bunu yapmasa bile sistemini kendi bozar. İmparatorlukları kuranlar da yıkanlar da insandır. İnsanlar belli bir kesimin özgür yaşayıp diğerlerinin ezildiği bir sistemi er yada geç yıkar ve yenisini kurar. Ta ki alt sınıfın kendini özgür ve mutlu hissettiği bir yönetim sistemi kurulana dek.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200bin okunma
Puan vermedi
Ne kadar kaçarsan kaç sonunda yakayı eleverirsin. Bastırılmış kimlik er yada geç ortaya çıkar. Yeni başlangıçlar için yarınlarından kaçmak değil eskiye son vermek gerekir
Tuhaf ResimlerUketsu · Domingo Yayınları · 20251,769 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2026 11. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 10:28
Bu kitapla ilgili "Çocuklar bir kere, yetişkinler iki kere okumalı" diye bir söz duymuştum. Benim yetişkinlikte okuma fırsatım oldu ve çok sevdim. Kitap; Pal Sokağında oturan, birbirleriyle yaşıt ve çok da zengin olmayan bir grup çocuğun tek oyun alanları olan arsayı Kızıl Gömlekliler'e kaptırmamak için verdikleri mücadeleyi anlatıyor. Pal Sokağı Çocukları, 10 12 tane çocuktan oluşan bir grup. Grubun lideri Boka. Ona bazen başkan bazen general diyorlar.Oyuna ve mekana göre unvanı değişiyor. Değişmeyen şeyler ise Boka'nın çok akıllı,ağırbaşlı,herkes tarafından sevilen ve güvenilen bir çocuk olmasıdır. Grubun en küçük ve en çelimsiz çocuğu sarışın Nemeçek'tir. Kimsenin ciddiye almadığı ve tüm angarya işlerin yaptırıldığı gruptaki tek er. Kitabın baş kahramanı da Nemeçek. Nemeçek, hem gruba kendini ispatlamak için hem Boka'ya olan sevgi ve saygısı için hem de vatan dediği arsa için kendisinden beklenilmeyecek cesaret örnekleri gösterir tüm kitap boyunca. Grubun diğer üyeleri; Çonakoş, Geber, Çele, Kolnay, Barabas ... Diğer tarafta kendilerine ait bir oyun alanı olmadığı için arsayı gözüne kestiren Kızıl Gömlekliler denilen düşman grubu var. Bu grubun başkanı Feri Atç'tır ve Pastor kardeşler de onu sağ koludur. Kitapta bunların yanında grup içi tartışmalar, ihanet, kavga vb bir insan topluluğunun olduğu her ortamda rastlanacak türden olaylar da mevcut. 240 sayfalık ve bir çırpıda okunabilir bir kitap olan Pal Sokağı Çocukları'nı bitirdikten sonra boğazınızda bir yumru ile kalakalıyorsunuz.Ayrıca uzun bir süre isteseniz de o küçük, çelimsiz, sarışın Nemeçek'i unutamıyorsunuz.
Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Can Çocuk · 202336,2bin okunma
Reklam
Reklam