Eray Erdoğan

Bir milletin gözle görülecek şekilde, mağlup duruma düştüğü ve birkaç kıymetsiz herifin hareketleri yüzünden, korkunç bir despotluk altına girdiği anda, bu adi heriflere itaat etmek ve aynı zamanda bu duruma düşmeden önce de itaat göstermek tam bir deliliktir.
Sayfa 379 - Ren Kitap·Kitabı okudu
Reklam
İşin aslı incelenecek olursa şu manzara ile karşılaşırız: Siyasi partiler, çoğu zaman mücadeleyi bir sistem için terk ederek güya "olumlu bir işbirliğiyle çalışmak" gayesinde, fakat mümkün olduğu kadar hızlı, mevcut kurumlardan birinde, küçük bir makam kazanmaya ve bu yerde imkân olduğu kadar, uzun bir zaman kalmaya gayret ederler. Siyasi partiler, bütün dikkatlerini bu nokta üzerinde toplarlar. Eğer biraz sert bakışlı bir rakip bu gibi siyasi partileri yem olmaktan uzaklaştıracak olursa, bu partilerin ilgilileri kafalarında yalnız bir fikir beslerler: Zorla veya hile ile tekrar açların ilk sınıflarına dahil olarak, hatta en kutsal saydıkları kanaatlerini de çiğneme pahasına, bu kıymetli kudret levhasına katılmak... İşte, besledikleri fikir budur! Ah bu siyaset çakalları!
Sayfa 259 - Ren Kitap·Kitabı okudu
Özellikle tarih dersinde programları hafifletmek gereklidir. Bu tarih tahsilinin en büyük faydası olayların meydana gelmesine sebep olan şeyleri görebilme, seçme ve iyiyi kötüden ayırma olmalıdır. Öğretim yalnız bu işe odaklanırsa, her öğrencinin öğrenmiş olduğu şeylerden sonrasında faydalanacağı ümit edilebilir. Çünkü tarih, geçmişte neler olup bittiğini bilmek için okutulmaz. Gelecekte, kendi milletinin hayatını temin için takip edebilecek hareketi öğrensin diye öğretilir. Esas amaç budur. Tarih, bir amaca ulaşma araçlarından biridir.
Sayfa 208 - Ren Kitap·Kitabı okudu
Genellikle devlet kavramı üç ayrı şekilde açıklanmaktadır. Bunlardan ilki şudur: Devlet, yalnız bir hükümetin iktidarına tabi insanlardan oluşmuş bir topluluk olarak kabul edilir. Bu yorumu kabul edenler sayıca en kalabalık olanlarıdır. Bunlar arasında meşrutiyet yönteminin sempatizanları vardır. Bunlara göre insanların iradeleri, işlerde hiçbir rol oynamamalıdır. Böyle düşünenler için, bir devletin varlığı, onu tecavüzden korumak için yeterli gelir. Bundan dolayı devlet otoritesine karşı esir gibi bir bağlılık istenir. Bu duruma göre, devlet, insanlara hizmet için vücut bulmuş değildir, insanlar, işleri ne olursa olsun, "devlet otoritesine tapmak için" vazifelidirler. Bu durumun bozulmaması için de, devlet otoritesi ancak sükunet ve asayişi devam ettirmek için vardır. Demek ki, devlet ne bir amaç, ne de bir araçtır. Devlet, sükünet ve asayişin devamına nezaret edecektir, buna karşılık sükunet ve asayiş de devlete var olmak imkânını hazırlayacaktır. Yani halkın hayatı bu iki kutup arasında dans edip geçecektir.
Sayfa 182 - Ren Kitap·Kitabı okudu
Her teşkilatın en esaslı şartı bireyin gerek şahsi fikir ve düşüncelerinin, gerek kişisel çıkarlarının her şeyden önce geldiğini kabul etmekten vazgeçmesi ve bunları topluluğun yararına feda etmesidir. Genel iyilik ve genel çıkarlar yararına yapılan fedakârlık, dolambaçlı bir yol takip ettikten sonra yine sahibine çıkar sağlar. Bireyin çıkarlarını topluluğun devamı yararına ikinci plana atan bu duygusal yetenek gerçek bir medeniyetin en önce gelen şartıdır. Kurucusunun pek ender olarak mükafatını gördüğü fakat kendinden sonra gelenlerin bol nimetlere sahip olmak için bir kaynak gibi yararlandıkları büyük insan işleri, ancak bu şart sayesinde meydana gelebilir.
Sayfa 110 - Ren Kitap·Kitabı okudu