“Çünkü, bizi hayvanla müsavi kılan mideye ve öbür tarafa götüremiyeceğimiz bir sürü tuğla, taş, para yığınına, hülâsa “ihtiyaç” isimli müstebit’e itaatteyiz.”
“İslâm’da, Allah’a Rabb-ül Müslimîn değil, Rabb-ül Âlemîn denir. Madem ki, Allah bütün insanların Rabbidir, o halde bize düşen vazife O’nun gerçek nurunu şu veya bu millet demeden yaymaktır.”