bak hayat;
ben kralım bu çocuğun içinde,
ister inan ister inanma,
ama,
ben adamım bir çoğunun içinde!
onurum, gururum var,
her şeyden önce,
belki meteliğim yok cebimde,
ama,
adamım adam gibi bu zorluğun içinde!
erbil
mis gibi hava,
iyot kokuyor,
deniz kenarı, sahil,
soğuk,
ama huzurlu,
kimseler yok,
daha sabah çok erken,
ama gelir biri,
“s*çar içine” keyfimin,
bir günü daha b*k eder çıkar!
erbil
Neden bir tek insan,
yaşamaktan bıkar;
mesela bir çiçek neden bilerek solmaz!
bir gül atmaz kendini uçurumlardan,
derin sulara, boğularak ölmek istemez!
bazen dal bile çiçek açmak istemez,
küser mimosa,
kırıldığını, üzüldüğünü neden kimse bilmez!
erbil
Resim: Gülburnu / Giresun
youtube.com/shorts/KA1NbtZ4...
Bu kitap tam bir saçmalık, hatta mükemmel bir saçmalıktan başka bir şey değil.
Öyle saçma bir kitap ki dünyanın o ciddi gerçekliğinden öyle kolay uzaklaşmayı başarabileceğiniz mükemmel bir kurgu.
Gerçekten farklı, kendine özgü bir hayal oyunu, zihin bulanıklığı arası anlamsız bir zamanın içinde dinginlik hissi gibi bir şey.
Tuaf bir kitap, farklı bir deneyimdi