“Epiktetos hem köle, hem de topal bir köleydi. Zalim, değersiz bir adam olan efendisi, bir gün, eğlence olsun diye onun ayağını kırdı ve Epiktetos’u sakat bıraktı.
Epiktetos’un hayat hikayesinde bir de kandil vardır. Onun, asasından, tasından ve kandilinden başka dünya malı yoktu. Bir gün, eliyle de pekala su içebileceğini düşünerek tasını attı. Ama asasından ve kandilinden vazgeçmedi. Asası onun sakat vücudunu ayaklara tutan dayanağıydı. Kandili de geceleri ruhunu ışıtıyor ve onun yalnızlığına yoldaş oluyordu.”
Ben renkli insanları seviyorum, hikayesi olan insanları, mücadele eden, direnen savaşan insanları. Her şeye, herkese rağmen dik duran, bi şekilde ayakta kalan, çalışan, çalışkan insanları seviyorum.
Üzerim kirlenir, tenim çizilir, karizmam sarsılır, hor görülürüm, sevilmem demeden, içinden geldiğince hür, kaygısız ve rahat, yüzü gülen insanları severim ben.
sıradan, herkes gibi olmayan, kendine münhasır özel insanları, eğlenceli renkli insanları,
ömrün uzun olsun kardeşim…