Araplar, bu geçide “Bab-ül-ebvab” yani kapıların kapısı dediler. Bu kapının ardında yaşayan kavimlere “Yecü-Mecüc” adı verildi. Bunlar insan taifesinin dışında sayılırlar.
O zaman buralarda “Yueçi Türkleri” yaşıyordu. Arapları ürkütenler bunlardı. Arap dilinde “Yu-e-çi ismi, Yecüc-Mecüc şekline girdi. Kur’an’ da da bu kelime böyle zikredilir.
-hepiniz öleceksiniz! dedi,
Sonra bu cümleyi eksik buldu. Sözlerini:
-hepimiz öleceğiz!
diye tamamladı ve ilave etti;
-vatan kurtulacaktır!
Bütün nutuk hemen hemen bundan ibaret kaldı. Orduya bir tek askeri vermeyen Yemen'in, Hicaz'ın Irak'ın orduya karşı savaşan Sina, Filistin, Suriye çöllerinin; yolları kesen ve devlete baş eğmeyip her gün Türk askerlerini öldüren asilerin yaşadığı Dersim, Sason, Talori dağlarının nasıl kurtarılacağını bu genç kumandan işte bu sözlerle göstermiş oldu...
Hangi gecenin renginde,
Hangi ceketin cebinde,
Bağışlanmanın anahtarı.
Ah aptal insanlar,
Bir bilseniz,
Birbirinizin elinde…
Hangi çeşmenin suyu ile,
Hangi hadisin duyu ile,
Atlatırsın ahtarı.
Ah yalana inananlar,
Bir anlasanız,
Birbirinizin duası ile….
Hangi söz hangi tövbe,
Rabbını sev, çok öv de,
Hatırla aldığın ahları.
Ah kendini avutanlar,
Bir düşünseniz,
Birbirinize baksanız dönüp de…
erbil