Zaman yaralarını iyileştirmemişti. Bu klişe söz de saçmalıktan başka bir şey değildi. Şanslı insanlarin, onlar kadar şanslı olamayanlara söylediği bir tür sözdü işte.
“Jude” dedi kocası iç geçirerek. “Birazcık. Başka bir şey istemiyorum. Her gün ödevlerini kontrol ediyorsun, her dansta gönüllü refakatçi oluyor, her tür okul etkinliğini sen düzenliyorsun. Onlara kahvaltılarını yaptırıyor, gitmeleri gereken yere arabayla bırakıyorsun. Odalarını temizliyor, giysilerini yıkıyorsun. İşlerini yapmalarını unuturlarsa bahaneler uydurup her şeyi sen yapıyorsun. Türü tehlikede canlılar değil çocuklarımız. Onları biraz serbest bırak.”