Adı:
Gece Yolu
Baskı tarihi:
Nisan 2012
Sayfa sayısı:
496
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055289218
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Night Road
Çeviri:
Solina Silahlı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Ateşböceği Yolu, Kış Bahçesi ve Gerçek Renkler kitaplarının yazarı Kristin Hannahın aşka ve kaybetmeye dair dokunaklı yeni romanı

Hayat size bir dizi seçenek sunar. Beklemek... Geçmişe tutunmak... Unutmak... Affetmek...
Siz hangi yolu seçerdiniz?

On sekiz yıldır çocuklarının ihtiyaçlarını her şeyden üstün tutan Jude Farradayin ikizleri Mia ile Zach zeki ve mutlu birer gençtir. Defalarca evlatlık verilen ve karanlık bir geçmişe sahip olan Lexi kısa sürede Mianın en yakın arkadaşı ve bu birbirine bağlı ailenin de bir parçası olur.

Jude çocuklarının iyi bir yaşam sürmesi ve tehlikelerden uzak olmaları için her şeyi yapmıştır. Ancak lisedeki son yılları hepsini büyük bir sınavdan geçirir ve sıcak bir yaz gecesi, verilen yanlış bir kararla hepsinin hayatları altüst olur. Farraday ailesi göz açıp kapayıncaya kadar paramparça olacak, Lexi her şeyini kaybedecektir. Sonraki yıllarda, hepsi o gecenin doğurduğu sonuçlarla yüzleşir ve unutmaya çalışır. Ya da affetme cesaretini kendinde bulmaya...

Hayat dolu ve evrensel bir roman... Gece Yolu annelik, kimlik, aşk ve affetmeye dair soruları derinlemesine işliyor. Hem kaybetmenin verdiği şiddetli acıyı hem de ümidin hayret verici gücünü gözler önüne seren aydınlatıcı, yürek parçalayıcı bir roman. Kristin Hannah aile özlemi, insan kalbinin direnci ve sevdiklerimizi affetme cesaretine dair unutulmaz bir hikâyeyi olabilecek en iyi şekilde anlatıyor.

"Gece Yolu insan ruhunun affetme konusundaki eşsiz gücüne dair özel bir kitap."
New York Journal of Books


"Gece Yolunu okuyup da hikâyesinden ve karakterlerden etkilenmemeniz imkânsız. Kitabı bitirdikten sonra bile etkisini birkaç gün üzerinizden atamayacaksınız."
The Huffington Post


"Gece Yolunu son sayfasına kadar ağlayarak okuyacaksınız."
The Daily Mail

"Vay canına! Sanırım Kristin Hannah en güzel kitabını yazdı. Hannah her zaman harika hikâyeler yazıyor ama Gece Yolu ilk sayfasından itibaren sizi etkisine alıp bitinceye kadar elinizden düşürmek istemeyeceğiniz türden bir hikâye."
Bestsellersworld.com
İncelememe bizi birbirinden mükemmel kitaplarla buluşturan Kristin Hannah ile başlamak istiyorum. Gece Yolu ile birlikte Kristin Hannah'ın 4 kitabını okumuş bulunmaktayım: Ateşböceği Yolu, Kış Bahçesi, Gerçek Renkler, Gece Yolu. Okuduğum her kitabının ardından son sayfayı çevirdiğimde içimde tarifsiz hisler oluştu. Bir yazar sözlü olarak anlatıldığında çok basitmiş gibi görünebilecek bir konuyu nasıl bu denli etkileyici ve sarsıcı hale getirebilir, aklım almıyor. Kristin Hannah okurken, genelde olduğu gibi Gece Yolu'nu okurken de sayfaların arasında kayboldum. Sıcacık, samimi bir dil, anında ısındığınız karakterler, binbir duygu... Betimlemeler aracılığıyla adeta gözünüzün önünden akıp giden mekanlar, olaylar.

Bir kadının çocukluğundan genç kızlığına, oradan olgun bir kadın olduğu döneme ve yaşlılığına... Kristin Hannah "kadını" büyüleyici bir şekilde ele alıyor. Elinizde bir Hannah kitabı varsa bu kitapta kendinizden, çevrenizden bir şeyler bulacağınıza eminim; olayları sadece okumayacağınıza karakterlerle birlikte yaşayacağınıza eminim.

Aile ve arkadaşlık ilişkilerinin Kristin Hannah ustalığı ile kusursuz bir şekilde ele alındığı Gece Yolu'nda Lexi Baill ve Jude Farraday ana karakterlerimiz. Lexi henüz 14 yaşında, uyuşturucu bağımlısı annesi nedeniyle hayatını koruyucu aile değiştirerek geçirmiş, henüz çocukken hayatın zorluklarını yaşamış, annesinin, gözleri önünde ölümüne şahit olmuş bir kız. Jude Farraday ise kırklı yaşlarında hayatın iyi olarak görebileceğimiz neredeyse bütün nimetlerine sahip, iki çocuklu, zengin bir anne. Zach ve Mia adında iki çocuğu olan Jude çocuklarının hayatını tamamen kendi ellerinde tutmayı seven bir helikopter anne*. Birbirinden bu denli bağımsız iki kadının hayatı Jude'un kızı Mia aracılığıyla kesişirken yapılacak ufak bir hatanın, alınacak yanlış bir kararın bir aileyi nasıl parçaladığına şahit olacaksınız. Gece Yolu'nu okursanız bu olaylara şahit olurken benim gibi, gözyaşlarınızı tutmakla zorlanabilirsiniz.

Geçmişte yaşananlar yakanızdan asla düşmüyorken umuda tutunabilir misiniz? Hayatınızı kararttığını düşündüğünüz birini affetme erdemini gösterebilir misiniz yoksa adalet adı altında intikam için vicdanınızı tamamen kapatır mısınız? Affetmenin acının, umudun ve sevginin somut şeylermişçesine hissedildiği Gece Yolu son derece dramatik bir konuya sahip, büyüleyici bir kitap...

*Helikopter Anne: Çocuklarının üzerine çok düşen, yaşamlarını sürekli gözlemleyen ve kontrol altında tutmaya çalışan ebeveynlere psikolojide verilen isim.
Hayatımın en büyük hatasıydı bu kitabı unutmak*_*
Gerçekten okuduğumu unuttum,en başlarda olmasam kesinlikle unutmazdım. Uzun bir yorum yapmayı planlıyorum:)
1*Yazarla başlayalım harika biri. 45 yaşındaki jude'dan tutun 18 yaşındaki Lexi'ye kadar duygularını yaşatmış. Her yazarın çizgisi vardır biri genç karakteri iyi yazar diğeri yetişkini. Kristin hannah 5 yaşındaki Grace'in bile duygularını okuyabiliyor.
2*Jude. Çok iyi bir anne,bazı şeylere takıntılı,endişeli yazarın deyimiyle "helikopter anne":)Kazadan sonra acısıyla kayboldu çok duygusuzlaştı tam nasıl biri oldun sen dediğiniz anda eski jude'u buldunuz. Okurken bu anne çocuğunun içmesinden,bekaretini bozmasından,yalnız kalmasından korkuyor bizim annemiz çocuğunun şehit düşmesinden korkuyor diye düşünmeden edemedim.
3*Lexi.Çektiği acılar yaşadığı sorunlar,evladından,sevdiğinden,teyzesinden,hayatından yaptığı ama aslında onun hatası olmadığı bir şey için vazgeçti. Aşkı,sadakatı,vicdanı,korkusu çok büyüktü. Bu karakteri anlatmaya dilim varmıyor. Çok harika bir insan!
4*Sevgili Mia'mız. Masum,korkmuş,ihanete uğramış bir kız. Hayatının kötü olduğuna inanmış Lexi ile birlikte çok yakın arkadaş olmuşlardı. Arkadaşlığın harika anlatıldı romana yakışır bir kahraman.
5*Zach. Kardeşini çok seven, onu üzmemek için kendisinin sevdiğini bilmediği bir kızdan uzak duran ama aşkına yenik düşüp her ikisi de kalbine alan bir adam. Yaşı genç ama adam! Kazadan kendisini sorumlu tutsa da artık Lexi hapisteydi,buna kızmıştım. Ama sonra fark ettim herkesin hayatı farklı şekillerde mahvolmuştu.
Okuduğum en iyi kitaplardan. Kesinlikle okumalısınız. Kısacası deyip de özet geçmeyeceğim. Enine boyuna anlatmak istedim bu şaheseri.umarım başarmışımdır.
Kristin Hannah, okuyucuyu yormayan üslubu ile Gece Yolu'nda da diğer kitaplarındaki etkiyi bırakıyor. Yalnız Ateşböceği Yolu ile benzerlikler bulduğum bu kitabı keyifle, yer yer de duygulanarak okudum. Mutlaka okunması gereken bir kitap denemez ama okursanız da zihninizi yormayan sıcak bir hikaye ile karşılaşma şansınız olacaktır. Kitaplarla kalınız.
Dostluğu, affetmenin gücünü ve kattıklarını o kadar güzel ve akıcı bir şekilde işlemiş ki yazar... Bunu iliklerinize kadar hissedebiliyorsunuz adeta. Bu roman sayesinde affetmenin büyüklüğüne inanıyorsunuz. Kitabı ise, bitirmeden elinizden kesinlikle düşüremiyorsunuz. Çünkü bir sonraki sayfalarda neler olacak acaba diye düşünmekten kendinizi isteseniz bile alamıyorsunuz. Ben Gece Yolu romanının unutulmaz karakteri olan Mia'nın yaşadıklarını halen unutamıyorum, dün okumuşum gibi aklımda... Bence bu hüzün yumağı halinde sizi bekleyen romanı okumak için daha fazla geç kalmayın.
Kristin Hannah’dan okuduğum ilk kitaptı. Sanırım 3 gün boyunca yemeden içmeden okuduğum en sürükleyici kitaplardan biriydi. Dört yıl önce okumuş olmama rağmen her satırı aklımda. Eğer daha önce Hannah kitabı okumadıysanız geç kalmadan bu kitaptan başlayın derim.
Hannah'ın en güzel kitaplarından bir tanesini daha bitirmiş bulunmaktayım. Öncelikle çok küçük bir detay ama günümüz Türkiye'si için özellikle belirtmek istedim. Romanda biri kız biri erkek olan ikizlerin aynı yasak ve kuralların dışında aynı özgürlükte büyütülmesi dikkatimi çekti. Karakterler inanılmaz zekice yaratılmış, ortalarına doğru kitabı bırakamıyorsunuz. Her kitabın sonunu tahmin edebilmeme rağmen Hannah'ın kitapların da bu söz konusu olmuyor. Süprizlerle karşılaştırabiliyor. Dostluk, annelik, aşk ve affedilme duygularıyla bezeli harika bir kitap. Okunması tavsiyedir.
Kristin Hannah'ın ilk okuduğum ve yazarın diğer bir kaç romanını okumama referans olan kitaptır "Gece Yolu" romanı. Aile ve çocuklarının herşeyine müdahale eden bir "helikopter anne" ve bu aileyle bir şekilde yolları kesişen, içine kapanık bir genç kız olan Lexi'nin hikayesi. Bazen bir kaç saniye içerisinde aldığınız bir karar, bütün hayatınızın gidişatını etkiler. İçerisinde dostluk, aşk, mutluluk ve dram gibi her türlü duyguyu barındıran, duygu yüklü bir roman. Özellikle "Lexi" karakteri için bir çok şey söylemek isterdim ama ipucu vermekten korkuyorum. Mutlaka okuyun.
Ağladım. Hep ağladım. Ağlatan kitaplar yasaklanmalı! Tabi ki şaka. İlk cümleden itibaren etkileyen ve merak uyandıran bir anlatıma sahip. Ve karakterlerin hayatlarına öyle güzel yer verilmiş ki hepsini ayrı ayrı benimsiyorsunuz, çok yakından tanıdığınız kimseler haline geliyorlar. Zaten bundan ötürü de gözyaşlarınıza hakim olamıyorsunuz..

Üç yakın arkadaş, kardeş ve aşık. Zorlu bir hayat ve eşitsizlik. Sanırım en çok zorlandığım kısım da bu eşitsizliğin olduğu kısımdı. Bir kere başladınız mı kitabı bitirmeden elinizden bırakamayacaksınız buna eminim. Keyifli okumalar.
Bu ktiabı hçi beğnemedim. Giriş cümlemdeki yazım hataları sizi rahatsız ettiyse bu kitabı okumasanız iyi olur. Özellikle sonlara doğru kitap örnek verdiğim yazım hatalarıyla dolu. Her şeyden önce o kadar özensizce hazırlanmış bir kitap ki Pegasus Yayınları'ndan kitap alırken bundan sonra iki kere düşünmenizi tavsiye ederim. Noktalama işaretlerinin kullanımında da tonla hata var gerçekten inanamadım son okuma ve düzenlemede sadece sayfa sayılarını kontrol etmişler herhalde. Benim gibi takıntı derecesinde böyle şeylere dikkat eden varsa cidden okumasın çok sinir bozucu.

Kitabın kendisine gelirsek; başından itibaren beni sarmadı. Lisede sürekli duyardım yazarı, kitap kapaklarına da hep bi aşinalık vardı bayağı popüler bir yazardı ama hiç okumadım bu okuduğum ilk kitabı ve keşke bunu da okumasaydım

Bence kurgu çok sıradandı anlatımı da o kadar numarasız ve tekdüzeydi ki. Gerçeklikten uzak çok fazla olay ve diyaloga denk geldim. Yazarın kitaplarına yapılan yorumları okurken çoğunu salya sümük ağlattığını gordüm ama kitap bana o kadar inandırıcılıktan uzak geldi ki ağlamayı bırak duygulanamadım bile.

Kitabı okumaya başladığım gün gerçekten çok kötüydüm ve bu ruh halimi körüklemek hoşuma gittiği için beni ağlatacak bir şey okumayı istedim. Sonuç: ağlamadığım gibi 4 günümden oldum.

Kitabın başında 2 sayfalık bir övgüler kısmı var. Aynen burdaki yapılmış incelemeler gibi aşırı abartılmış, yüksek doz beğeni içeren yorumlar. Sonra kitabın arka kapağındaki gazete/dergi isimlerine bakınca onların da çok saygın kuruluşlar olmadıklarını gördüm zaten. Bir New York Times veya Publisher Weekly yok mesela.

Yine de duygulandığım kısımlar hiç olmadı desem yalan olur. Sonuçta anne mevzusu benim yaralı olduğum bir yer ama dediğim gibi kitap baştan sona bir ehh ve şişirilmiş bir balon.

13-14 yaşlarımdayken okusaydım muhtemelen çok beğenirdim. O yaşlarda insan yüzeysel bakıyor ve böyle kitap kapağı bile çok fazla cezbedebiliyor. Okumadan aşık olduğum çok kitap vardı sırf şekli şemalı yüzünden. Ama yaş aldıkça zevklerim de değişti tercihlerim de. Kötü bir anıma denk gelmese, sağlam kafayla asla alıp okuyacağım bir kitap değil. Ve "Amerika'nın Canan Tan'ı" dlye bir yorum da gördüm yazar için ki Canan Tan'ı da yazar olarak beğenen, usta gören biri de varsa ne bileyim... Ki kendisinin ben de imzalı kitabı bile vardır zamanında romanlarını çok okumuşumdur ama böyle kitapların tek artısı okuma alışkanlığı kazandırmasi bence. Yazdığım her şey kendi fikrimdir ve kitabı ne beğendim ne de öneririm. Yerine koyabileceğiniz çok daha güzel, size bir şeyler katabilecek kitaplar var. İncelememde imla hatası vs vara lütfen bildirin ::)) ve esen kalın
Arkadaşlıktan öte kardeşliği öğreneceğiniz bir roman. Zach ve Mia'nın arasındaki bağ beni çok etkiledi. Zach'in "Mia'yı hissedemiyorum kafamın içi bomboş" demesi ile içim dağlandı. Ve tüm bunların ötesinde Lexi ile Zach'in aşkı. Mutlaka okunması gereken kitaplardan. Mia'nın kendisinden fedakarlık verip bir sonuca varması ama onu söylemeye bile fırsat bulamaması çok üzücü sonuçlandı. Jane Eyre ve Uğultulu Tepelerin başlattığı bir dostluk insanın içini sıcacık yapıyor :)
Kitapta ki belki de en başarılı öğelerden biri ana karakterlerin yanı sıra yan karakterlere de çok iyi duygu ve durum tahlili yapabilmesiydi Hannah'nın. Kitap tamamiyle içine çekmekle kalmıyor kitap bitene kadar âdeta içinde yaşatıyor.
"Bir yerlerde kederin, bir kemiğin kırılmasına benzediğini okumuştum. Doğru şekilde kaynamazsa acısı sonsuza dek sürer."
5/5
Bu kitap tek kelimeyle beni yıktı geçti. En başından içime ısındığı gibi daha ileride neler okuyacağımı bilmeden "sadece bir kez okuyacağımı" bildiğim için hüzünlenecek kadar ani bir sevgiyle bağlandım kitaba. Lexi kalbimi resmen ortadan ikiye böldü. İlk bölümden itibaren yaşadıkları sayesinde gerek Mia, gerek Zach, gerek Jude ile arasında geçenlerle ne zaman kendini hep arka plana atsa içimi kavurdu resmen. Onunla birlikte sürekli benim de suratım kızarıp durdu. Açıkçası kitabın bu şekilde ilerleyeceğini hiç düşünmemiştim. Arka konusu itibariyle gece yolu denen yerde geri dönülmez bir olayın meydana geleceğini tahmin ediyordum ama bu kadar derin, bu kadar keskin bir şey beklemiyordum. Hele ortalarında artık karakterlerin girdiği çıkmazla birlikte gözlerimden sicim misali yaşlar durmaksızın aktı. Lexi'nin verdiği kararları, çektiği vicdan azabını belirten cümleleri tekrar tekrar okuyup içim yana yana bir hal oldum. Baştan sona gerçekten söylüyorum; "keşke hiç bitmeseydi" diyerek okudum. Zerre sıkılmam bir an bile mümkün olmadı. Kitabın başında Lexi ile Mia'nın tanışmasının ardından hemen üç senenin atlamasına üzülmüştüm ama böylece kitapta hiçbir şey tadından sıkılmayacağı şekilde yerli yerinde ilerledi. Hele son iki yüz sayfa kadar böyle ellerim yanaklarımda sayfaları çevirirken bile kalbim titredi. Bir kitabın anne ve kız ilişkisine, aşka ve dostluğa bundan daha muazzam değinilebileceğini artık tahmin edemiyorum çünkü bu kitap adeta benim için zirveydi. Keşke devam kitabı olsa da bir de içimiz ferah ferah karakterleri okusak diye istemiyor değilim ama bundan sonrasında o karakterleri, o kurguyu kendi kafamızda düşünerek yetineceğiz. Mükemmel hatta muhteşemdi. Bir yazarın okuyucunun nerede boğazını düğümleyip, nerede bir anda gözlerini buğuluyacağını, beklemediği bir satır sonucu ağzından hıçkırık yakalayacağını böyle harika bilmesi beni çok mutlu ediyor. Bugüne dek okuduğum en ama en güzel kitapların başında geliyor. Rica ediyorum, bir an önce elinize almayın, direk gördüğünüz yerde üzerine atlayın..
Bazen ayakta kalabilmenin tek yolu ümit etmekten vazgeçmekti. Beklemekten vazgeçmek.
Belki parçalarını bir araya getirebilmen için önce parçalanman gerekiyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gece Yolu
Baskı tarihi:
Nisan 2012
Sayfa sayısı:
496
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055289218
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Night Road
Çeviri:
Solina Silahlı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Ateşböceği Yolu, Kış Bahçesi ve Gerçek Renkler kitaplarının yazarı Kristin Hannahın aşka ve kaybetmeye dair dokunaklı yeni romanı

Hayat size bir dizi seçenek sunar. Beklemek... Geçmişe tutunmak... Unutmak... Affetmek...
Siz hangi yolu seçerdiniz?

On sekiz yıldır çocuklarının ihtiyaçlarını her şeyden üstün tutan Jude Farradayin ikizleri Mia ile Zach zeki ve mutlu birer gençtir. Defalarca evlatlık verilen ve karanlık bir geçmişe sahip olan Lexi kısa sürede Mianın en yakın arkadaşı ve bu birbirine bağlı ailenin de bir parçası olur.

Jude çocuklarının iyi bir yaşam sürmesi ve tehlikelerden uzak olmaları için her şeyi yapmıştır. Ancak lisedeki son yılları hepsini büyük bir sınavdan geçirir ve sıcak bir yaz gecesi, verilen yanlış bir kararla hepsinin hayatları altüst olur. Farraday ailesi göz açıp kapayıncaya kadar paramparça olacak, Lexi her şeyini kaybedecektir. Sonraki yıllarda, hepsi o gecenin doğurduğu sonuçlarla yüzleşir ve unutmaya çalışır. Ya da affetme cesaretini kendinde bulmaya...

Hayat dolu ve evrensel bir roman... Gece Yolu annelik, kimlik, aşk ve affetmeye dair soruları derinlemesine işliyor. Hem kaybetmenin verdiği şiddetli acıyı hem de ümidin hayret verici gücünü gözler önüne seren aydınlatıcı, yürek parçalayıcı bir roman. Kristin Hannah aile özlemi, insan kalbinin direnci ve sevdiklerimizi affetme cesaretine dair unutulmaz bir hikâyeyi olabilecek en iyi şekilde anlatıyor.

"Gece Yolu insan ruhunun affetme konusundaki eşsiz gücüne dair özel bir kitap."
New York Journal of Books


"Gece Yolunu okuyup da hikâyesinden ve karakterlerden etkilenmemeniz imkânsız. Kitabı bitirdikten sonra bile etkisini birkaç gün üzerinizden atamayacaksınız."
The Huffington Post


"Gece Yolunu son sayfasına kadar ağlayarak okuyacaksınız."
The Daily Mail

"Vay canına! Sanırım Kristin Hannah en güzel kitabını yazdı. Hannah her zaman harika hikâyeler yazıyor ama Gece Yolu ilk sayfasından itibaren sizi etkisine alıp bitinceye kadar elinizden düşürmek istemeyeceğiniz türden bir hikâye."
Bestsellersworld.com

Kitabı okuyanlar 840 okur

  • Büşra Keleş
  • Ece Aydın
  • Fatmanur Alkan
  • Hacer İmre
  • Ebrar
  • Neyse.
  • Busem
  • Zehra Batmaz
  • Elif K
  • Dilara

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.1
14-17 Yaş
%7.7
18-24 Yaş
%30.4
25-34 Yaş
%20.6
35-44 Yaş
%22.7
45-54 Yaş
%12.9
55-64 Yaş
%2.8
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%94.3
Erkek
%5.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%47.3 (113)
9
%23.8 (57)
8
%17.2 (41)
7
%5.9 (14)
6
%4.2 (10)
5
%0.4 (1)
4
%0.8 (2)
3
%0
2
%0
1
%0.4 (1)

Kitabın sıralamaları