Siyah uzun gömleğinin içinde, boynu bükük vaziyette, kıyıdan geriye doğru döndü. Yusuf'un yüzünü seyretti, ilk kez görüyormuş gibi...
"Vah Yusuf'um. Kuyunla tanışmışsın. Yusuf'u kuyuya düşüren Allah, çıkarmasını da bilir elbet, dert etme."
"Zamanla hayat aynı yönde akmıyor, aksine birbirlerinin üstünden geçiyorlar. Zamanı durdurmanın bir yolu yok, ne zaman buna yeltensem şimdinin duvarına çarpıyorum."
Akif parmağıyla Nergis'i işaret ettikten sonra elini kalbinin üstüne koydu.
Nergis gülümsedi. Gözlerini Akif'ten ayırıp gökyüzüne çevirdi. Zühre yıldızının tam altındaydılar...
'Anlat bakalım, ismin Nergis'di, değil mi?'
'Evet, ne anlatmamı isterseniz?'
'Hikayeni anlat.' dedi, küçük burnunu kaşıyarak.
'Bir hikayem yok...' dedim.
'Her insanın bir hikayesi vardır. İyi ya da kötü değil; ikisinin iç içe, koyun koyuna uyuduğu hikayeler...'