KAMLANÇU ülkesine bahar gelip de kuşlar ötüşmeye başlayınca, ağaçlarda ve yerlerde çiçekler açınca Yüzbaşı Burkay yine o büyük çam ağacının yanına geldi. Parlak bakışlı, ay yuzlü kızı orada gördü. Yüreğine od düştü. Yeryüzü gözüne karanlık oldu. Ona yaklaşıp şöyle dedi:
Yüzün aya benziyor.
Kasın yaya benziyor.
Gözlerin yeşil alası.
Saçların arslan yelesi.
Yürüyüşün turna gibi.
Salınışın şuna gibi.
Hangi yerden, kaynaktansın?
Hangi boydan, oymaktansın?
Kim iyilik yapıyordu, kim kötülük? Düşmanlıklar ile dostluklar, kinler ile sevgiler sarmaş dolaş... Zihinlerde birbirini takip eden iki soru kaldı:
"Sevgili uğruna kurban olan kim? Hangimiz hakikatli âşık?"
Gunala, İshak, Kaknusia, Bahşı...
?