Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

İnceleme
5/10
·104 syf.··
2021 169. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2021 11:35
Hayal ile gerçeğin birlikte harmanlandığı, okuru olayı ve diyalogları takip etmekte zorlayan bir kitaptı. Dostoyevski hem okuru, hem karakterini çelişki ve yanılgı içeren bir hikâyenin içinde kaybolmasını istemiş olmalı, şüphesiz. Olayların bir sanrıdan ibaret mi ya da yaşanmış olduğu mu sorusu kafa karıştırıcı. Karakterlerini türlü psikoloji içine sokması bütünlüğü bozup akışı yavaşlatmış. Öyle ki, satırlara pür dikkat kesilmenize rağmen "nereyi kaçırdım?" gibi sorular sorarak kesintiler yaşıyorsunuz. Çok hareketli, aynı anda birden fazla duygu seline kapılan karakter hakim. Değişik bir sonla bitmiş olması içinizi bir nebze anlamak konusunda rahatlatıyor. Doğru bir zamanda okunduğu taktirde daha iyimser yorumlar ortaya çıkabilir. Keyifli okumalar
Edebiyat
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202113,7bin okunma
Ev Sahibesi
7/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2021 258. kitabı
Merhabalar, bugün çok sevdiğim ve bana göre Rus Edebiyatı'nın babalarından biri olan Fyodor Dostoyevski'nin "Ev Sahibesi" adlı uzun öykü ya da novellası ile geldim. Yazarın kalemiyle, lisedeyken Suç ve Ceza adlı muhteşem eseri sayesinde tanışmıştım. O gün bugündür Raskolnikov karakterini hiç unutmadım. Ev Sahibesi, Dostoyevski'nin 1847'de yazdığı uzun öykü, kısa roman tadında bir eser. Kitapta bilimle ilgilenen genç Ordinov karakterini ve onun bir kilisede gördüğü çok güzel ve evli bir kadın olan Katherina'ya aşık oluşunu okuyoruz. Kadının kocası kendinden yaşlı ve mistik güçleri olduğu söylenen Murin karakteri. Ordinov bu kadından öyle etkileniyor ki çifti takip ediyor ve hatta evlerine kiracı olarak yerleşiyor. Ve kısa zamanda hastalanıp yataklara düşüyor. Burdan sonrası biraz muamma, yaşananlar rüya mı yoksa gerçek mi okurken algılamakta zorlanıyor insan. Eser, aynı zamanda otobiyografik özellikler taşıyor. Ayrıca o dönemde bilimle uğraşan insanlara nasıl bakıldığını da okuyoruz. Yazarın alışık olduğum tarzına benzemeyen bir eserdi. Farklı bir tat verdi. Dostoyevski ve uzun öykü sevenler için değişik bir öneri olabilir. Sanatla, kitapla ve sevgiyle kalın dostlar.
Novella
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202113,7bin okunma
2/10
·104 syf.··
2025 19. kitabı
·
197 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2025 00:00
O kadar kötü bir kitaptı ki. Okurken kusmak istedim. Her başarılı yazarın her kitabı da çok iyi olmuyormuş. Bunu öneren kişinin gıcıklığına önerdiğini düşünüyorum.
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202113,7bin okunma
5/10
·104 syf.··
2022 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2022 16:50
gerçek ve düşün ayrımını yapamadığım bir kitaptı. okurken gerçekten yoruldum çünkü zaman zaman karakterlerin diyaloğunu karıştırdım, "bu konuya nasıl geldik şimdi" diye düşündüğüm kısımlar oldu. kitabın genelinde zaten her şey havada kaldı sonunda da tabii bir netlik yoktu.
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202113,7bin okunma
7/10
·104 syf.··
2021 33. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2021 16:25
Can yayınlarının kısa klasiklerinden okuduğum için bende ev sahibisin hariç başka öykü yoktu. Buna biraz memnun oldum.. Çoğunluk kafa karıştırıcı ve sıkıcı bulmuş. Kim aşık, kim doğru söylüyor, kim yalancı biraz kafa karıştırıyor ama yazarın dili o kadar güzel ki ben yorulmadan okudum bitti.
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202113,7bin okunma
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2025 39. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2025 00:00
Dostoyevski'nin ilk eserlerinden olan ve az ama öz nitelikteki bu kitabı severek okuduğumu belirtebilirim, kitap İki bölümden oluşuyor ve bence ilk bölüm çok daha güzel diyebilirim, daha akıcı geldi... Ordinov adında yeni mezun bir gencin hayata atılmasını konu alıyor kitap, ilk başlarda insanlardan kaçan, asosyal, içine kapanık, yalnızlığı seven, fakir ama gururlu bu genç bir gün kiliseye gider ve burada bir çift ile tanışır, Yekaterina ve Murin ile tanıştıktan sonra bir yolunu bulup Yekaterina ile aynı ortamda bulunmak ister ve aklına oda kiralama fikri gelir, evlerine konuk olur Ordinov. İlk başta yaşlı ve huysuz biri olarak görünen Murin bu durumdan hoşnut kalmaz kiracı aramıyoruz dese de, Yekaterina, yani ev sahibesi buyrun geçin kalabilirsiniz der. Ordinov da evlerindeki bir odada yaşamaya başlar... Böylesine zıt iki karakter nasıl olur da aynı evde yaşıyor diye de düşünür. Birbirine saygı bağı ile bağlı olan bu çiftin evinde konaklarken Ordinov kalbini Yekaterina'ya kaptırır, hem daha genç hem daha başarılı olduğunu överek anlatır ve Yekaterina ile yakınlaşır. Fakat Yekaterina Murin ile Ordinov arasında kalmaktan hoşnut değildir, evet Ordinov daha genç olabilir ama daha tecrübeli ve saygı duyduğu Murin'e bağlıdır. Kitabın bu kasvetli yapısı, tutku, saplantı, dönemin yaşam koşulları vs ele alınınca okuyucuya çok güzel ve ustaca aktarıldığı ortaya çıkıyor, ben beğendim, mutlaka okunmasını tavsiye ederim...
Hayata Dair
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202113,7bin okunma
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Kitabı okurken sürekli bir merak bir şüphe duyuyorsunuz. Olaylar garip bir şekilde anlatılıyor. Acaba birşeyler mi kaçırıyorum demeden edemiyorsunuz. Dostoyevskiyi bildiğimden anlamadığıma aldırmadan okumaya devam ettim. Daha sonra zaten herşey rayına oturuyor. Kitapta Dostoyevski'nin ilk hayalperstini ve ilk Alyoşa'sını görüyoruz. Bir yanda bilim adamı bir yanda efsuncu bir yanda kurtarcı olmak isteyen Alyoşa'lar bir yanda zincirinden memnun köleler anlatılıyor. Kitabı kesinlikle okumanızı öneririm. Kötü eleştirtirilere aldanmayın.
Edebiyat
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202113,7bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 22:26
Dostoyevski, dünya edebiyatında insan ruhunun en karanlık dehlizlerine fener tutan devasa bir isim olsa da, her dehanın ustalık dönemine giden yolda sancılı geçiş eserleri vardır. Ev Sahibesi (1847), benim için tam olarak bu kategoride yer alan, yazarın kendi sesini ararken realizm ile romantizm arasında kararsız kaldığı bir metin. Eseri okurken hissettiğim temel doymamışlık hissi, yazarın o dönemde kapıldığı yoğun romantizm akımından kaynaklanıyor. Dostoyevski bu romanda; mistik ögeler, gotik atmosferler ve aşırı ağdalı bir melankoliyle kalem oynatmış. Ancak bu durum, bildiğimiz o çıplak ve sert "Dostoyevski gerçekçiliği" ile taban tabana zıt bir görüntü çiziyor. Olay örgüsündeki kopukluklar ve konunun bir türlü sağlam bir zemine oturmaması, okurda bir "yarım kalmışlık" hissi uyandırıyor. Belki de bu esere karşı mesafeli duruşumuzun asıl sebebi, yazarın daha sonra yazdığı başyapıtlardır. Suç ve Ceza veya Karamazov Kardeşler gibi çıtayı stratosfere çıkaran eserlerden sonra, Ev Sahibesi gibi daha deneysel ve erken dönem işler doğal olarak sönük kalıyor. Bir dehanın olgunluk dönemindeki ustalığını bildiğimiz için, emekleme dönemindeki bu sendelemeleri "kötü" olarak etiketleme eğilimine giriyoruz. Buna rağmen, eseri tamamen gözden çıkarmak haksızlık olur. Başkarakter Ordınov, aslında yazarın daha sonra Beyaz Geceler ve Yeraltından Notlar’da zirveye taşıyacağı "Hayalperest" tipolojisinin ilk prototipidir. Toplumdan izole, kitapların dünyasında yaşayan ve gerçeklikle bağı pamuk ipliğine bağlı olan o meşhur karakter yapısının ayak seslerini bu romanda duyabiliyoruz. Bu yönüyle kitap, bir başyapıt olmasa da yazarın gelişim sürecini anlamak adına kıymetli bir laboratuvar görevi görüyor.
1000Kitap
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202113,7bin okunma
6/10
·104 syf.··
2024 93. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2024 08:57
Tam bir Rus klasiği okudum gerçekten. 19 yy.Petersburg ..Sefalet ,soğuk.. Ordinov ev sahibinin taşınması nedeniyle evsiz kalır ve kiracı olmak için rv aramaya başlar. Kilise de çok yaşlı bir adam ve yanında çok güzel bir genç kız görür ve çok etkilenir ,peşlerinden düşer. Yoğun çabalar sonucu onların evine kiracı olarak girer . Kızın hayatında bir takım sırlar vardır ve yaşlı adam düşündüğü gibi biri değildir. Açıkçası Dostoyevski çok sevdiğim için okudum ama bazı yerler hayal mi gerçek mi ?anlayamadım. Zaten 100 sayfalık bir kitap ,yazarın hatırına okudum gitti... Ev Sahibesi Fyodor Dostoyevski
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202113,7bin okunma
5/10
·104 syf.··
2024 98. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2024 18:28
#evsahibesi #fyodordostoyevski Herkese merhaba uzun süredir dostoyevski okumuyordum özlediğimi fark ettim. Kitabı benim #kısakısaokuyoruz (97) ve @nihllck.kitap ın #aydabirklasik grupları için seçtim. Her ne kadar kapağı iğrenç olsa da (zaten bu yüzden hiç kapak çekimi yaptım) içi oldukça sürükleyiciydi her zamanki gibi. Ordinov isimli içine kapanık, kendini kitaplara vermiş ve çoğu zaman insanların alayına maruz kalan bir adamı okuyoruz. Ordinov, kendisini yalnızlığa aşırı kaptırdığını fark edip insanların arasının karışmaya çalışıyor. Şehirde gezerken bir kilisede bir çifte rastlıyor. Adam yaşlı ve çok zengin kadın inanılmaz güzel ve çok genç. Kadının dua ederken ağlamasıyla Ordinov, kadının güzelliği karşısında ona bir saplantı geliştiriyor. Önce çifti evlerine kadar takip ediyor. Daha sonra o kadını tekrar göreceğini bildiği için kiliseye gitmeye başlıyor. Yaptıklarını aşırı cüretkar korkusuz bir şekilde yapıyor bu arada. Gidip çiftin evinde bir oda kiralıyor. Ordinov resmen You'daki Joe Goldberg. Ne yapıp edip stalkladığı kişilerle tehlikeli işlere girişiuor. Kitaptaki geçişler çok hızlı ve "ne oldu da böyle oldu şimdi?" dedirtecek şekilde. Mesela Yekaterina bir an Shakespearevari laflar ederken bir anda daha ilk konuşmaları adamın yanağına yanağını dayıyor. O vakitler herşey böyle hızlı mıydı bilmem ama sanat için yazılmış bir kitap gibi hissettirdi. Normalde yazarın karakterleri çok gerçekçi ve hayatı tam betinleyen karakterlerdir. Ama bu kitapta gerek cümleler gerek karakter davranışları daha çok sansasyonel ve süslü. Balzac ve Shakespeare karışık bir metin düşünün. Tabii hala yazarın bu kitabı acaba bir taslak olarak mı tuttuğu soru işareti çünkü öyle kısımlar var ki örneğin karakter silahı kaldırıyor ama bir sonraki satırda silah yok ve tamamen bambaşka bir
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202113,7bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.