Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

5/10
·79 syf.··
2020 11. kitabı
Saçma sapan bir son ile biten bir kitaptı, üzdü. Çok bir beklentiniz olmasını tavsiye etmem. Ancak her şeyden uzaklaştığınız, insanlardan hatta bazen kendinizden bile şüphe ettiğiniz bir dönemde okursanız ve hisleriniz taşmak üzereyse ağlaya ağlaya kitabı okuyup hayatınızı sorgulayabilirsiniz. Zirâ kim kime ne demiş, hangisi doğru demiş, niye öyle demiş, bu ne saçma işmiş derken baya bir kafayı yedim ama çok duygusal bir dönemimde okuduğum için iyi de ağlattı, rahatladım. O yüzden sevdim. Tam bunalım zamanlarında okuyup hayatı sorgulamalık bir kitap☆
Edebiyat
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 201613,6bin okunma
9/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2017 11. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2017 15:46
Dostoyevski "insandaki vicdan müsveddesinin" tutanağı, hislerin algoritması, sığ kalıpların külçe gibi ağırlığı... Dostoyevski'nin bu eserinde 4 öykü bulunuyor. Kitaba ismini veren
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 201613,6bin okunma
Sorunlu Evlerde Ruh Hastaları Oturur
8/10
·79 syf.··
Beğendi
·
2019 20. kitabı
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski'nin kısa romanı Ev Sahibesi'ni kısa bir sürede okuyup bitirdim. Başlarda biraz sıkıcı gibi gelse de sonradan açılan kitap az sayfada çok şey anlatıyor. Varlık
Edebiyat
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 201613,6bin okunma
6/10
·79 syf.··
Beğendi
·
2021 580. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2021 02:00
Vasiliy Ordinov, amaçsızca dolaşan, sevgisiz bir yaşam ve umutsuz bir zihinle yaşayan karakterimiz. Bir gün kilisede Katerina adında bir kadınla yolları kesişir. Sonrasında sık görüşmeye de başlarlar. Şimdi konudan ziyade şöyle söyleyelim. Kitap beni sarmadı. Yani yazarı bile sarmamış ki 80 sayfada kesmiş kitabı. Sonu net değil bilir okuyanlar. O bile ısınmamış eserine, belli yani. Sen git 500-700 sayfalık kitaplar yaz sonra başladığın eseri 80’de bırak. Hani ilerlememiş işte şimdi çok da iyimser olmaya gerek yok bence. İyi okumalar dilerim..
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 201613,6bin okunma
Ev sahibesi ya da Başkasının Karısı
7/10
·79 syf.··
2020 650. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2020 20:30
Novella türünden bir eser olan ev sahibesi, yaşlı bir adamın eşine aşık olup onların yanına kiraya çıkan Ordinov'un hikâyesini anlatıyor. Ev sahipleri de Ordinov gibi hastalıklı ve ilginç bir ruha sahiptir. Neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayamadan kitap bitiveriyor. Roman konusunda muhteşem bir kaleme sahip olan Dostoyevski kanaatimce hikayede aynı çizgiyi yakalayamamış maalesef. Yine de eksik kalmasın diye bir günde okunup bitirilecek bir kitap..
Edebiyat
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 201613,6bin okunma
Puan vermedi·79 syf.··
2025 99. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2025 16:21
İnsanların ikiyüzlülüğünü, sahtekarlığını, dönekliğini anlatmış. Birini çok sevmenin tehlikeli ve zararlı sonuçlarının neler olabileceğini, ne tür bir hummaya insanı sokabileceğini anlatmış.
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 201613,6bin okunma
7/10
·79 syf.··
2023 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2023 21:42
Merhaba sevgili okurlar Dostoyevski bu eserinde size duygularınızın da adeta bir canı olduğundan bahsediyor. Duyguları öyle güzel betimlemiş ki daha önce hiç bu kadar derinden hissetmemiştim bu duyguları. Sevginin, nefretin, öfkenin, aşkın sadece bir duygu olmadığını adeta bir insan gibi kanlı canlı karşınızda duruyormuş gibi hissediyorsunuz. Duyguların daha önce hiç bu kadar derin ve bu kadar güzel betimlemelerle anlatıldığı bir esere denk gelmedim. Bende hissettirdiği duyguları paylaştım sadece, siz okuyunca sizin de yorumlarınızı merak ediyorum. Kısa bir kitap zaten 79 sayfa. Okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar
Edebiyat
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 201613,6bin okunma
5/10
·79 syf.··
2024 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2024 01:07
Dostoyevski'den kötü kitap çıkarmı? Evet çıkıyormuş. Yazılış hikayesi neydi bilmiyorum ama muhtemelen kötü bir zamanda ya da paraya sıkışık olduğu için yazmıştır. Katakterler zitliklarla dolu. Zaten bu zıtlıkları da deli deyip geçiştirilmis.
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 201613,6bin okunma
Puan vermedi·79 syf.·
2019 2. kitabı
Çok kasvetli ,bir odanın içinde Murin,Ordinov ve Katerina ile sıkışmış gibi hissettim. Zamanın imkansizligindan mi herkes uzun uzun hasta. Ruhları da bedenleride ağır ve hastalıklı. Tuhaf sosyal yapı, ordinov un bu ruhsuzluk içinde aşkı keşfetmesi tek renk. Dostoyevsky i resmin tüm sıkıcıligini çok detaylı hissettirmis. En büyük başarı bu bence.
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 201613,6bin okunma
Masumiyete Kapılmak
9/10
·79 syf.··
Beğendi
·
2018 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2018 23:49
Ev Sahibesi, Dostoyevski gerçekliğinden payını almış bir eser olmasına rağmen içeriğe karışan mistik anlatılar ve içsel devinimler kurguda farklı bir tını yakalamıştı. Dine bakış açısı, delilik ve sanrıların ortasında kalışımız bir yana iki farklı gerçeklik ihtimali yankılanmaktaydı. Facia ve büyük kıyımlar mı sebep vermişti deliliğe yoksa safi kötülükten mi ibaretti Murin? Ben kadının anlattığı hikayeye inanmayı tercih ettim. Lakin Dostoyevski'nin kitaplarında aşkın vuku buluş tarzında ilk kez pasif, aşık olunan kadın dışında bir karakterdi Ev Sahibesi. Hatalara hem de en büyüklerinden hatalara sahip ve bunları sürdürmeye devam eden biriydi. Bu farklılık dahi eseri daha gerçek kılmaktaydı. Kaosa şahitlik ederek okuyacağınız bu kitap yalın insanların hayatlarının dönüşebileceklerini gözler önüne sermekteydi. Masumiyet, surete sızandan farklı bir haldir gerçeğinin de cebinize ilişmesi mümkün.
Edebiyat
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 201613,6bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.