Tutunamayan Bir Mühendis

Tutunamayan Bir Mühendis
Merdümgiriz, Sinefil ve Bibliyofil
Adalet-i ilahiye deyip duruyorsunuz. Fakat her zaman böyle suçu olanlar yanmıyor, bazen olmayanlar da yanıyor. Yangınlarda hayvanlar, beşikte çocuklar, yerlerinden kımıldayamayan ihtiyarlar da böyle kütük oluyorlar. Bu dünyada bıçakla, kurşunla ve yahut kazara başka suretlerle ölenlerin mutlaka ağır bir günahları, cinayetleri olduğuna hükmedebilir misiniz?
Sayfa 176
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Haydi... Haydi... Sen karısın, haydut işine aklın ermez. Beşikteki çocuklar büyüyüp de ne olacaklar? Ya dağa çıkıp haydut olacaklar ya şehirlerde kâtip, memur, esnaf şeklinde buldukları kaparozu ceplerine atacaklar. Efendi, mösyö kıyafetinde gördüğün kimselerin çoğu, bugün haydut yüreği taşıyor. Hocalar, papazlar git komşu milleti öldür diye vaiz ve nasihat ediyor. Bu dünya koktu, bir çileye döndü. Bırak asalım, keselim, yakalım, yıkalım, bu dünyanın zürriyetleri değişsin. Ellerini kana bulayarak rızk arayanlar, hep gebersin. Temiz döller yetişsin. Sen yeme, ben yiyeyim. Sen kapma, ben kapayım. Hep dava bu değil mi? Haydudun arzusu da başka bir şey midir?
Sayfa 152
Biz hayattakiler hep son günlerini bekleyen birer kurbanlığız. Ve tıpkı o hayvanlar gibi ecel tırpanının bizi biçeceği saatten gafil bulunarak güler oynarız. İnsan vasfına layık olduğumuzu ispat için bizim de geçireceğimiz imtihan zamanlarımız vardır. Sırasına göre ölümden korkmamak lazım gelir. Her yaşayan için bu önüne geçilemeyen bir geçittir. Tarihlerdeki büyük kahramanların nasıl öldüklerini, insaniyet davası için can verenleri, fennî tecrübeler uğruna nefislerini feda edenleri, adaletin yanlış hükümlerine kurban gidenleri okuduk.
Sayfa 121
Bu da bir nutuktur. Dinleyelim. Öyle bir nutuk ki hiçbir hakikati edebiyatla süslü, hileli cümlelerle örtülü değil. İnsanlığın bu da bir safhası, öyle kuvvetli, azılı, bir safhası ki bugüne kadar dinler, peygamberler, mevizeler, ahlak kitapları, hapishaneler, idam cezaları durduramamış. Bu, benibeşer hamuruna hilkatin koyduğu öyle melun, menhus bir maya ki ara sıra insanla beş on kişi birbirini öldürmekle hırsını alamayarak türlü türlü meşru namlar altında milyonlarla ayaklanarak birbirini vurup kırıyorlar.
Sayfa 112
Aşk, bütün gençlerin gönlüne hâkimdir. Biçareler her şeyden evvel onun esiri, onun mahkûmudurlar.
Sayfa 98