Ortaokul zamanında, Türkçe dersimizde öğretmenimiz bir şeyden bahsetmişti. Uzun yıllar sorguladım ve etkilenmiştim.
Bir gün otobüs ile yolculuk yaparken genç bir kızın kalın bir kitapla yolculuk ettiği ile konuya başladı. Kız sadece birkaç sayfa okuyup, sonra kitabı ön koltuğun sepetine koymuş ve bir daha hiç okumamış. Öğretmenimiz, kızı gösteriş yapmakla eleştiriyordu.
Uzun bir süre haklı olduğunu düşündüm. Bir yandan da, otobüsle seyahat ettiğimde eğer kısa süre kitap okuyup kenara koyarsam, o öğretmen gibi insanlarının da benim için böyle düşünüp düşünmediklerini aklımdan hep geçirdim. Bu düşünceler biraz çekingenlik ve stres de yaptı. Ve aynı şekilde otobüste her elinde kitap olan ile ilgili benzer düşünceler de ben geçirdim.
Öğretmenime bir noktada hak verebiliyordum. Evet, bazı insanlar göstermelik işler yapabiliyor. Uzun süre sonra fark ettim ki öğretmenim o gün bana "çok güzel" bir şey öğretmişti. O da önyargıdan başka bir şey değildi.
İnsanları tanımadan etmeden haklarında bir şeyler düşünmenin saçma olduğunu ve bu olayın önryargıdan başka bir şey olmadığını anladığım an artık rahatlamıştım.
Çocukların beyni gerçekten ilginç. Farkında olmadan uzun süre taşıyabilecekleri yanlış kodlamalar yapabiliyoruz. Belki o gün vermek istediği mesaj farklıydı ama örneği bende tamamen başka bir şey oluşturmuştu.