Duyumsadığın her şeye
En küçük önemi ver.
Söylemişti sensiz yaşayamayacağını
Unutma bunu, yeniden rastlarsan ona
Tanıyacaktır seni.
Bana bir iyilik yap, bu kadar çok sevme beni
Son kez sevildiğimde
Duymamıştım en küçük bir sevinç bile.
Kör ve sağır olmama rağmen seni hem görüyor, hem de duyuyorum oğlum" dedi…
aslında seni görüp duymaktan da öte, hem seni, hem de içinde yaşadığın dünyayı
düşünüyorum… sizler, hepiniz, içinde yaşadığınız dünya, Konstantiniye, her şey sadece ve
sadece benim düşüncemde varsınız…. “her şey ben ve benim düşüncelerimden ibaret olsa
da bu dünyada yaşamak zevkli bir şey" diyordu, "sen! oğlum! Sen benim zihnimde bir düş,
bir düşüncesin. Bana şu anda dokunuyorsun… Ama ben sana dokunamıyorum. Çünkü
düşlere dokunmak mümkün olabilir mi?