Ne doktorun karısı, ne doktor, ne de koyu renk gözlüklü genç kız çevre- deki balkonlara körlerin çıktığını fark etti, ilki işiyle meşgul olduğundan, ötekiler de gözleri bir işe yaramadığından fark etmediler.
Bir grup körün, başka körlerin tartışmalarını dinledikleri büyük bir meydan- dan geçtiler, iki grup da kör olmadıkları izlenimini veriyordu, konuşanlar başlarını heyecanla dinleyenlere çevirmişti, dinleyenlerin başları da dikkatle konuşanlara dönüktü.
Eskiden gözlerimiz görürken de körler vardı, Bugünle karşılaştırırsak çok az sayıdaydılar, hissettikleri de gören insanların hissettikleriydi, dolayısıyla da körler her şeyi öteki insanların duygularıyla hissediyordu. yoksa kendi körlük durumlarının oluşturduğu duygularla değil, şimdiyse, evet, içlerinde doğan şey körlerin gerçek duyguları, daha yolun başındayız, şimdilik eskiden hissettiğima duyguların anılarını sürdürüyoruz.