Bir cinayet işleneceğini bilseniz ne yapardınız? A) Polise ihbarda bulunurdunuz, B) Müstakbel maktule haber ederdiniz C) Hiçbir şey yapmazdınız. Gabriel Garcia Marquez romanını (Uzun öyküsünü mü demeliydim yoksa?) C şıkkını işaretleyenler üzerinden kurguluyor. Spoiler falan vermiyorum. Zaten kitabı okumaya başlar başlamaz anlıyorsunuz: Evet, Santiago Nasar öldürülüyor.
Marguez'in eserlerini neden seviyorum? Bir parça yaşadığım ülkenin kültüründen izler bulduğum için. Ara ara yaşadığım çevre, tanık olduğum olaylar karşıma çıkıveriyor. Namus cinayeti desem mutlaka size de tanıdık gelecektir. Namus kavramı hikayenin belki enstrümanlarından biri ancak kesinlikle merkezi değil. Merkezde insan var: önyargılı insan, çare bekleyen insan, korkan insan, yabancılaşan insan, dindar insan, saçmalayan insan, vurdumduymaz insan vs. Ve elbette bu insanların oluşturduğu toplum. Sözcük seçimlerinden betimlemelerine kadar, çok iyi bildiği o toplumu etiyle kemiğiyle anlatmış yazar bize.
Sıkılmıyorsunuz aksine ne olacağını bilseniz bile heyecanla okumaya devam ediyorsunuz. Belki siz de benim gibi ''bir şey olsun da cinayet olmasın'' beklentisine girersiniz, kim bilir?
Keyifli okumalar.