Kitap yaklaşık iki yüzyıl önce yazılmış olsa da idam cezaları kaldırılmış olsa da, hala vicdanlarda soru işareti bırakmayan evrensel bir adelet sistemine sahip değiliz. Suç nedir? Toplumsal çerçevede bir takım çizgilerle sınırları belli olan davranış kalıpları. Peki toplum her zaman haklı mıdır? Toplum içerisindeki bireyler tek başına ne anlam ifade eder? Şuçlu dediğimiz insanların yaşamlarını hiç merak ettik mi? Suçlu denen bireyi toplumsal olarak mahkum bıraktığımız yaşantılar sonucu yaptığı eylemler itibariyle tekrar mahkum ediyor olabilir miyiz?
Tamam demagoji yapmayalım! Bir adam gerçekten kötü ruhlu doğdu ve kötü eylemler yaparak topluma zarar verdi. Biz adaleti sağlayanlar olarak ona ceza verdiğimiz zaman annesine, babasına varsa eşine ve çocuklarına da ceza vermiş olmuyor muyuz? Hadi diyelim eş yaptığı seçimin, aile de iyi bir değerler eğitimi vermeyip topluma kazandıramadığı için ceza yedi. Peki ya çocuklar?... Nerden bakarsan bak tutarsızlık..
Kurduğumuz bu adelet sistemi daha akılları bile tatmin edemiyorken vicdani bir tatmin mümkün mü...